Üçlü ittifakın hedefi Risale-i Nur’u yasaklatmak

RİSALE

50-

Üçlü ittifakın hedefi Risale-i Nur’u yasaklatmak

2015-01-15 01:20:00
ittifak Üçlü ittifakın hedefi Risale-i Nur’u yasaklatmak

Risale-i Nur’ların tahrif ve istismardan korunmasına yönelik yasal düzenlemeler gereğince yayınevlerine Risale basma izninin verilmesi, bu düzenlemelere karşı mücadele veren üçlü ittifakın küçük ortağını galeyana getirdi.

Bugüne kadar uydurma haber ve iddialarla “Risale-i Nur yasaklanıyor” algısını oluşturmaya çalışan Yeni Asya gazetesi, şimdi de verilen izinlerin geçersiz kılınması için canhıraş bir mücadele veriyor.

İttifakın başında Risale-i Nur’un can düşmanı var

Üçlü ittifakın CHP ayağı, başından beri Risale-i Nur’un neşri ve okunması da dahil olmak üzere dinî özgürlüklere karşı yürütülen her türlü mücadelenin kalesi olarak biliniyor. CHP iktidarında Risale-i Nur’lar muhtelif Bakanlar Kurulu kararlarıyla yasaklanmış, ayrıca Nur talebeleri yurt çapında zulümlere maruz kalmış, mahkemeler üzerinde baskı uygulanmak suretiyle Risale-i Nur’ların yargı kararıyla yasaklanması için yoğun çabalar harcanmıştı.

CHP milletvekilleri, iktidarda olmadıkları zaman bile Risale-i Nur’ların serbestçe neşrini bir türlü içlerine sindiremiyor, iktidara “Nurcular kâğıdı nereden buluyor?” şeklinde soru önergeleri veriyordu.

Risale-i Nur’un korunmasına yönelik yasal düzenlemeleri Anayasa Mahkemesine götüren CHP milletvekili Rıza Türmen de, AİHM’de hakimlik yaptığı sırada başörtüsü aleyhinde oy kullanmış, hattâ the Cemaat’in yayın organlarında “Başörtüsü aleyhindeki AİHM kararının mimarı” olarak adı geçmişti.

Geçtiğimiz senelerde de CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun TBMM Başkanlığına verdiği soru önergesinde, “Milli Eğitim Bakanlığınca orta öğrenim kurumlarına, ‘Risale’ adlı bir ders konmuş mudur?” sorusunu hükûmete yöneltmiş olması, bu partinin genlerinde bulunan Risale-i Nur düşmanlığının değişime uğramamış olduğunu ve  bu partiden Risale-i Nur’un hayrına bir teşebbüs beklenemeyeceğini gösteriyordu.

İttifakın tahrifatçı ortağı

The Cemaat de, “sadeleştirme” adı altında giriştiği teşebbüs sebebiyle, bu konudaki yasal düzenlemelerin tam hedefinde yer alıyor. Risale-i Nur’ların herhangi bir şekilde tahrif edilerek yayınlanmasını suç olarak belirleyen ve bu suçun faillerine beş yıla kadar hapis cezası getiren yasal düzenleme ile, cemaatin büyük ümitler bağladığı bir teşebbüs akim kalacak ve önemli bir rant kapısı kapanmış olacak.

Küçük ortağın rant kapısı

İttifakın küçük ortağı olan Yeni Asya ise, bütün ümidini “Risale-i Nur yasaklanıyor” şeklindeki iddiasının ispatına bağlamış durumda. Zira gazete sürekli olarak zarar ediyor; Risale-i Nur neşriyatı ise hiçbir zaman ziyan ihtimali bulunmayan en kârlı bir yatırım aracını teşkil ediyor. Bir süredir yasal olarak Risale-i Nur ticareti yapamayan gazete, son zamanlarda abone kampanyalarıyla bütçeyi denkleştirmeye çalışsa da, kendi cemaati içinde de güvenilirliğini kaybetmiş bulunduğu için, bu çabalarından kayda değer bir sonuç alamıyor ve sürekli olarak kan kaybediyor. Son aylarda the Cemaat tarafından taşıma okuyucu ile bir miktar belini doğrultmaya çalışan gazete bunun diyetini the Cemaat’in marifetlerini savunmak şeklinde ödemekle birlikte, zaten Cemaatin kendisini kurtaracak hali kalmadığı için, bu sahada da kalıcı bir çözüm ihtimali bulunmuyor.

Gazete, bandrol konusundaki yayınında hiçbir meslekî ve ahlâkî sınır tanımadığını, daha önce İşârâtü’l-İ’câz ile ilgili bir haberinde göstermişti. Eserin Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayınlanan nüshalarında münafıklarla ilgili bölümün kaldırıldığı iddiasını haber yapan gazete, bu iddianın uydurma olduğu ortaya çıkınca, “Kitap elimizde yoktu, görmeden haber yaptık” şeklinde kabahatinden büyük bir özürle kendisini gülünç duruma düşürmüştü.

Asıl hedef Risale-i Nur’u yasaklatmak

Küçük ortak, şimdi ümitsiz bir şekilde Anayasa Mahkemesi ile Danıştaydan çıkacak kararları bekliyor. Gerçi onların istediği bir karar çıktığı takdirde, Risale-i Nur’un neşri asıl o zaman engellenmiş olacak. Bu defa Kültür Bakanlığı Risale-i Nur naşirlerine bandrol de veremeyecek ve eserlerin yayını fiilen yasaklanmış olacak. Ama bu da üçlü ittifak için bir dert teşkil etmiyor.

İttifakın CHP ayağı böyle bir durumu elinden gelse millî bayram ilân etmez de ne yapar?

The Cemaatin asıl hedefi zaten “sadeleştirme” adı altındaki tahrif hareketiyle Risale-i Nur’un aslını okunmaz hale getirmekten ibaretti. (Hocalarının kitapları dururken Risale-i Nur’a ne lüzum var?) Bu bakımdan, Risale-i Nur neşrinin Anayasa Mahkemesi veya Danıştay kararıyla engellenmiş olması onlar açısından hiçbir kayıp sayılmaz.

Küçük ortağa gelince:

Onlar küçüklüğüyle beraber dünyanın, hattâ kâinatın merkezinde bulundukları için, onların başına gelen şey, bütün âlemin başına gelmiş demektir. Eğer onlar Risale-i Nur’u neşredemiyorsa bu “Risale-i Nur yasaklandı” anlamına gelir. Onlar batarsa dünya batar.

Yahut batmasa da bu defa onlar batırmaya çalışır.

Risale-i Nur’lar yasaklanmasa da onlar yasaklatmaya çalışır.

Bu sayede, “Yasaklanıyor demiştik, işte dediğimiz çıktı” diyebilirler.

Sonra da yasaklanan şeyi kurtarmaya çalışır gibi görünürler.

Bir süre de çarkı böylece döndürmeye çalışırlar.

Kaynak: yazarumitsimsek.com

Risale-i Nur Araştırma Merkezi

Yozgatnur

17
0
0
Yorum Yaz

Fotoğraf |  görsel 1