.:YOZGATNUR66:. Aklını Doğru Kullan Huzur Bul!

RİSALE

50-

Ölüm haktır

2007-01-14 17:30:00

Ölüm haktır “Ölümü hiçe sayan gözü kara insanlar var. Ölüm hak mı? Kur’ân’da ölümün hak olduğuna ve mutlaka her insana ve canlıya geleceğine dâir âyet var mı?” Ölüm, haktır ve gerçektir.1 İnsanların gözü kara oluşları kendilerini bu hakikatin dışına atmaz. Tarih boyunca nice gözü karalar, nice Şeddâdlar, Nemrutlar, Firavunlar, krallar ne servetleriyle, ne güçleriyle, ne makamlarıyla, ne tahtlarıyla ölüm önünde teslim olmaktan ve ölüme boyun eğmekten kendilerini kurtaramamışlar. Tercihini olumsuz kullanarak Allah’a boyun eğmeyen insan, ölüm karşısında tercih gücüne sahip değildir. Ölüp Allah’ın huzuruna çıkmak hususunda da tercih gücüne sahip değildir. Tutuklanarak getirilecektir. Ölüm, Allah’ın emri, takdiri ve yaratması iledir. Kur’ân, hayat gibi ölümün de yaratılmış olduğunu bildirir.2 Demek ölüm tesadüfen başımıza gelen bir olay değildir, kendi kendine gelmez, sıradan bir olayın marifetiyle gelmez. Ölüm bizim için ve bize özel şekilde tasarlanmış olarak bizzat Allah’ın takdiri ve dilemesi ile gelir. Allah’ın emri geldiğinde hiçbir kul, ölümü bir saniye bile geri almak ve ölmemek kudretine sahip değildir. Herkes, ölüm emri geldiğinde Allah’a teslim olmak mecbûriyetindedir. Kur’ân-ı Kerîm, bir çok âyetiyle ölümü bizim gündemimize getiriyor. Bazı âyetleri inceleyelim: *“Her nefis, ölümü tadıcıdır.”3 *“Nerede olursanız olun, ölüm size yetişir. İsterseniz tahkim edilmiş kalelere veya gökteki yıldızlara sığınmış olun.”4 *“Sizi çamurdan yaratan, sonra da size bir ecel takdir eden O’dur.”5 *“Her milletin bir eceli vardır. Ecelleri geldiğinde onu ne bir an geri bırakabilir, ne de öne alabilirler!”6 *“Bu kitap size gönderildi ki, Rabb’inizden af dileyin, sonra günahlarınızdan vazgeçmiş olarak Ona dönün ve O da sizi, takdir edilmiş olan ecelinize kadar güzel bir şekilde yaşatsın.”7 *“Eğer Allah ... Devamı

risale-i nur okuma programı

2006-09-02 17:17:00

   Risale-i Nur okuma programımız                                   Herbir adam eğer hanesinde dört beş çoluk çocuğu bulunsa kendi hanesini bir küçük medrese-i Nuriyeye çevirsin. Eğer yoksa, yalnız ise, çok alâkadar komşularından üç-dört zat birleşsin ve bu heyet bulundukları haneyi küçük bir medrese-i Nuriye ittihaz etsin. Hiç olmazsa işleri ve vazifeleri olmadığı vakitlerde, beş on dakika dahi olsa Risale-i Nur’u okumak veya dinlemek veya yazmak cihetiyle bir miktar meşgul olsalar, hakikî talebe-i ulûmun sevaplarına ve şereflerine mazhar oldukları gibi, İhlâs Risalesinde yazılan beş nevi ibadete de mazhar olurlar. Hakikî ilim talebeleri gibi, onların maişetlerini temin hususundaki âdi muameleleri de bir nevi ibadet hükmüne geçebilir"                                                       (Emirdağ Lahikası)Kur’ân’a ait mesâille iştigal, bir nevi mânevî mütefekkirane Kur’ân okumak hükmündedir. Hem ibadet, hem ilim, hem marifet, hem tefekkür, hem kıraat-i Kur’ân mânâları risalelerin istinsah ve mütalâalarında vardır itikadındayız. Zaten bu ciheti siz takdir etmişsiniz.                                                         (Barla Lahikası)Nurlarla ya okumak veya okutmak veya yazmak suretindeki meşguliyet, tecrübelerle kalbe ferah, ruha rahat... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1