.:YOZGATNUR66:. Aklını Doğru Kullan Huzur Bul!

RİSALE

50-

RİSALE-İ NUR'U NASIL OKUYALIM ?

2016-03-09 10:19:00

RİSALE-İ NUR'U  NASIL OKUYALIM ? √ Gazete gibi okumayın  (Mektubat 47) √ Dikkatle okumalı  (Mektubat 493) √ Merakla okumak  (Lem'alar 376) √ Defalarca okumak  (Şualar 549) √ Bütün külliyatı okumak  (Şualar 550) √ Risaleleri ciddi okumak (Barla 142) √ Zevki ruhani ile okumak  (Barla 208) √ Aşk ile okumak  (Barla 217) √ Her gün tefekkürle okumak   (Kastamonu 31) √ Yavaş yavaş okumak  (Emirdağ 65 )   √ Teenni ve dikkatle okumaya   (Tarihçe  319) √ Nurları sebat ve  sadakatla okumak ( Tarihçe 689) √ Zevki manevi ile okuman ( Barla 91) √ Mütalaa edilse ve  müzakere edilse  (Şualar 314) √ Sebat ve devamla ve  niyeti halisane ile Okumakla  (Tarihçe 547) √ Okumak ve müştakların  hevesini tahrik ettiğinden  (Şualar 517) √ Bir defa okumak kafi değil, hepsi yanında bulunup  daima okumak  (Barla 51) √ Her birini yüz defa okusam,  yüz birinci defa  hiç okumamış gibi  büyük bir zevki manevi ile  okumam dahi  yüksekliğine şahiddir. (Barla 91).. Kaynak: HavadisiNuriye Risale-i Nur Araştırma Merkezi Yozgatnur... Devamı

Bir Vecize

2015-09-18 16:09:00

  Bu vatanın ve bu milletin hayat-ı içtimaiyesi bu acib zamanda anarşilikten kurtulmak için beş esas lâzım ve zarurîdir: Hürmet, merhamet, haramdan çekinmek, emniyet, serseriliği bırakıp itaat etmektir. Risale-i Nur hayat-ı içtimaiyeye baktığı zaman, bu beş esası kuvvetli ve kudsî bir surette tesbit ve tahkim ederek, asayişin temel taşını muhafaza ettiğine delil ise; bu yirmi sene zarfında Risale-i Nur'un, yüzbin adamı vatan ve millete zararsız birer uzv-u nâfi' haline getirmesidir. Envar/Şualar ( 349 )... Devamı

Bir Vecize

2015-09-17 09:56:00

Fakat bizim iştigal ettiğimiz vazife-i zaruriye-i insaniye ise, herkese her zaman ciddî alâkası var. Bu vazifemizi beğenmeyenler ve kaldıranlar, ölümü kaldırmalı ve kabri kapamalı!" Şualar / 340   Devamı

Bir Vecize

2015-09-16 10:12:00

Ermeniler'in maksadı Kürdleri aldatmaktan başka bir şey olamaz. Çünkü ileride Kürdlerin kemiyyeten hal-i ekseriyette bulunduklarını inkâr edemeseler bile, keyfiyyeten, yani ilmen, irfanen kendilerinden dûn oldukları bahanesiyle, Kürdleri bir millet-i tabi'a haline getirecekleri muhakkaktır. Buna ise, aklı başında olan hiçbir Kürd taraftar değillerdir. Devamı

Bir vecize

2015-09-16 09:48:00

  İslamiyyet, herhangi bir ırkın diğer bir unsur-u İslâm aleyhine olarak menfî surette intibah hasıl etmesini kabul edemez. Binaenaleyh, Kürdleri Müslümanlıktan ayırmak isteyenler, esasat-ı İslâmiyeye muhalif hareket ediyorlar. Devamı

ilk Nur Talebelerinin ilişkileri

2015-07-04 23:09:00

ilk Nur Talebelerinin ilişkileri      -Hâfız Ali ile Hüsrev'in birbirleriyle ciddî bir mahviyet içinde kardeşlik irtibatları, Risale-i İhlas'ın tam sırrına mazhar olduğunuzu bana ihsas etti, ümidlerimi fevkalâde kuvvetlendirdi. Kastamonu Lahikası ( 6 ).      -Buranın bir Hüsrev'i olacak derecede ihlas ve irtibat ve iktidarı gösteren Küçük Hüsrev Mehmed Feyzi isminde Risalet-ün Nur'un çalışkan bir talebesi askerden gelip, daha ikinci defa görüşüldüğü vakit, mektubunuzda Feyzi ismini gördük, dedik: Bu Risale-i Nur'un şakirdleri, birbirinden ne kadar uzak olsa da, birbirine pek yakındır ki, böyle birden hissedip yazdılar. Kastamonu Lahikası ( 57 ).    -Hem madem bu zamanda her şeyin fevkinde hizmet-i imaniye en ehemmiyetli bir vazifedir; hem kemmiyet ise keyfiyete nisbeten ehemmiyeti azdır; hem muvakkat ve mütehavvil siyaset âlemleri ebedî, daimî, sabit hidemat-ı imaniyeye nisbeten ehemmiyetsizdir, mikyas olamaz, medar da olamaz.  Risale-i Nur'un talimatı dairesinde ve bizlere bahşettiği hizmet noktasında feyizli makamlara kanaatetmeliyiz. Haddinden fazla fevkalâde hüsn-ü zan ve müfritane âlî makam vermek yerine, fevkalâde sadakat ve sebat ve müfritane irtibat ve ihlas lâzımdır. Onda terakki etmeliyiz. Kastamonu Lahikası ( 89 ).      -Risale-i Nur'un hakikî ve sadık şakirdlerinin mabeynlerindeki düstur-u esasiye olan iştirak-i a'mal-i uhreviye kanunuyla ve samimî ve hâlis tesanüd sırrıyla herbir hâlis, hakikî şakird bir dil ile değil, belki kardeşleri adedince diller ile ibadet edip istiğfar ederek bin taraftan hücum eden günahlara, binler dil ile mukabele eder. Bazı melaikenin kırkbin dil ... Devamı

Babalık Mevzuunda Bediüzzaman Diyor Ki

2015-06-21 14:09:00

Babalık Mevzuunda Bediüzzaman Diyor Ki   "Fakat babadan daha muhterem olan üstadına karşı hakikat-ı mahzdan başka bir şey söyleyemez.” (T: 36)   “ONYEDİNCİ DEVA: İnsan, hastalık vasıtasıyla, hayrat yapamadığından müteessir olmak caiz olmadığını; çünki en mühim hayrat hastalıkta dahi bulunduğunu, hattâ hastalara bakmak bile en mühim hayır ve sadaka hükmüne geçeceğini; çünki imanı olan bir hastanın hatırını sormak ve güzel teselli etmek, hususan ana ve baba olsa, onların dualarını kazanmak en a’lâ bir hayrat ve sadaka olduğunu, pek mühim bir tarzda gösterir." (L: 415)   "Babane kadar haksız da olsa, oğul onun rızasını tahsil etmeye mecburdur.” (E: 89)   "Oğul da ne kadar serkeş de olsa, baba şefkat-i fıtriyesini ona karşı esirgemez ve esirgememeli.” (E: 89)   "Hem vatana, hem millete, hem anne ve babalarına faideli, yüksek ahlâka sahib gençler olarak temayüz edeceklerdir.” (G: 222)   "Anasına itaat etmeyen babasına hürmeti olmayan, hocalarına isyan eden, cem’iyete" (Ko: 171)   Bediüzzaman Said Nursi   Risale-i Nur Araştırma Merkezi Yozgat Nur... Devamı

KADINLARA BAKMA

2015-06-21 10:45:00

KADINLARA BAKMAK   «Buhari 23. Mü’minûn Suresi’nin 19. âyetini zik­ret­miştir ki, meali şöyledir: Allah hem hain gözlerin (tecessüslerini) hem de (fâsid) gönüllerin gizle­diği te­ma­yülleri bilir…   İbni Ebî Hatem’in, Abdullah bin Abbas vasıta­sıyla ri­vayetine göre; âyetteki hain gözlerin tecessüs ve fasid gö­nül­lerin te­mayülü şöyle tasvir buyurulmuştur: Hain gözlü o kimsedir ki; o, bir cemaatla bir yerde otu­rurken yanın­dan güzel bir kadın geçerse, ya­hut girdiği bir evde gü­zel bir kadın görürse, yanındakilerden hır­sız­layarak kadına sinsi sinsi ba­kar. Yanındakiler ken­disine bakınca hemen gözünü ayı­rır. Fakat Allah bilir ki, o hain gözlü kimse, kadının da­ire-i mah­re­miyetine gir­meğe gücü yetse muhakkak girmek ve zina et­mek ister.   Bundan sonra Buhari’nin arka arkaya iki hadisi vardır ki, bunlardan birisi: Veda Haccında Resul-i Ekrem Medine’den hareket ettiğinde terkisine amcası Abbas’ın oğlu Fazl’ı almıştı. Yolda güzel bir kadın bir mes’ele sor­mak üzere yaklaştığında, Fazl ka­dına bak­mağa başladı. Kadın da son de­rece güzel olan Fazl’a bakıyordu. Bu manzarayı gö­rünce Hazret-i Peygamber Fazl’ın çene­sinden tutup öbür tarafa çevirdi.   Öbürüsü de: Resul-i Ekrem bir kere as­habı yol üze­rinde otur­maktan men et­mişti. Fakat bilahare bu­nun iktisadî hayat için lüzum ve zarureti arz olu­nunca; Resul-i Ekrem ge­lip geçen kadın­lara bakılmaması, kim­seye eza olunma­ması gibi ... Devamı

üstadın Talebelerinden Bekledikleri

2015-06-20 15:47:00

üstadın Talebelerinden Bekledikleri    -Hâfız Ali ile Hüsrev'in birbirleriyle ciddî bir mahviyet içinde kardeşlik irtibatları, Risale-i İhlas'ın tam sırrına mazhar olduğunuzu bana ihsas etti, ümidlerimi fevkalâde kuvvetlendirdi. Kastamonu Lahikası ( 6 ).      -Buranın bir Hüsrev'i olacak derecede ihlas ve irtibat ve iktidarı gösterenKüçük Hüsrev Mehmed Feyzi isminde Risalet-ün Nur'un çalışkan bir talebesi askerden gelip, daha ikinci defa görüşüldüğü vakit, mektubunuzda Feyzi ismini gördük, dedik: Bu Risale-i Nur'un şakirdleri, birbirinden ne kadar uzak olsa da, birbirine pek yakındır ki, böyle birden hissedip yazdılar. Kastamonu Lahikası ( 57 ).      -Hem madem bu zamanda her şeyin fevkinde hizmet-i imaniye en ehemmiyetli bir vazifedir; hem kemmiyet ise keyfiyete nisbeten ehemmiyeti azdır; hem muvakkat ve mütehavvil siyaset âlemleri ebedî, daimî, sabit hidemat-ı imaniyeye nisbeten ehemmiyetsizdir, mikyas olamaz, medar da olamaz. Risale-i Nur'un talimatı dairesinde ve bizlere bahşettiği hizmet noktasında feyizli makamlara kanaatetmeliyiz. Haddinden fazla fevkalâde hüsn-ü zan ve müfritane âlî makam vermek yerine, fevkalâde sadakat ve sebat ve müfritane irtibat ve ihlas lâzımdır. Onda terakki etmeliyiz. Kastamonu Lahikası ( 89 ).      -Risale-i Nur'un hakikî ve sadık şakirdlerinin mabeynlerindeki düstur-u esasiye olan iştirak-i a'mal-i uhreviye kanunuyla ve samimî ve hâlis tesanüd sırrıyla herbir hâlis, hakikî şakird bir dil ile değil, belki kardeşleri adedince diller ile ibadet edip istiğfar ederek bin taraftan hücum eden günahlara, binler dil ile mukabele eder. Bazı melaikenin kırkbin dil ile zikr... Devamı

Risalelerden seçme vecizeler

2015-06-09 13:13:00

Risalelerden seçme vecizeler   1- Bismillah her hayrın başıdır. Sözler - 5  2- Ben nefsimi herkesten ziyade nasihata muhtaç görüyorum. Sözler -5  3- Herşey, Cenab-ı Hakk'ın takdiriyledir. Sözler - 468  4- Sizin herşey'iniz muhafaza ediliyor. Her ameliniz yazılmıştır. Mektubat - 227  5- şu âlemde mü'minin mü'mine karşı en büyük yardımı dua iledir.Barla -247  6- Kabir var, hiç kimse inkâr edemez. Sözler -1 42  7- Ey arkadaş! insan da başıboş, serseri, sahibsiz bir hayvan değildir.Mes-- 44  8- Cesed-i insan; havaya, suya, gıdaya muhtaç olduğu gibi, ruh-u insan da namaza muhtaçtır. Sözler - 778  9- Zulme rıza zulümdür; tarafdar olsa, zâlim olur. Kastamonu L. - 207 10- Dinleyen söyleyenden daha iyi anlar. Sözler - 355  11- Cenab-ı Hakk'ın rızası ihlas ile kazanılır. Lem'alar - 152  12- Allah'a tevekkül edene Allah kâfidir. Mesnevi - 130  13- Nasihat istersen, ölüm yeter. Mektubat - 282  14- Hastalık, sabun gibi, günahların kirlerini yıkar, temizler. Lem'alar - 209  15- Nefsini ıslah etmeyen, başkasını ıslah edemez. Sözler - 269  16- Sen başıboş olmadığın gibi, bu hâdiseler de başıboş olamazlar. şualar -109  17- Acaba sırf dünya için mi yaratılmışsın ki, bütün vaktini ona sarfediyorsun! S - 271  18- Dünya seyyar bir ticaretgâhtır. öyle ise alış-verişini yap, gel...Sözler - 204  19- Evet bir incir çekirdeğinden koca bir incir ağacını ve ince bir sap ile koca bir kavunu bağlayıp çıkaran kudrete hiç bir şey ağır gelmez. Mesnevi - 94&nb... Devamı

Fotoğraf

2015-05-15 09:30:00
Fotoğraf |  görsel 1

Aziz, sıddık kardeşlerim!   Leyle-i Mi'rac, ikinci bir Leyle-i Kadir hükmündedir. Bu gece mümkün oldukça çalışmakla kazanç birden bine çıkar. Şirket-i maneviye sırrıyla, inşâallah herbiriniz kırkbin dil ile tesbih eden bazı melekler gibi, kırkbin lisan ile bu kıymetdar gecede ve sevabı çok bu çilehanede ibadet ve dualar edeceksiniz ve hakkımızda gelen fırtınada binden bir zarar olmamasına mukabil, bu gecedeki ibadet ile şükredersiniz.    Envar Neşriyat /Şualar ( 499 )   Devamı

2015-04-08 18:31:00

 |  görsel 1

İman-ı tahkikînin dersleri, gerçi nazarı âhirete baktırıyor;   fakat   dünyayı, o âhiretin mezraa ve çarşısı ve bir fabrikası göstermekle,   daha ziyade dünya hayatına çalıştırır.     Envar & ihlas Nur neşriyat Tarihçe-i Hayat ( 232 )   Devamı

Risale-i Nurun Dersinin Dinleyende Tesir Etmesinin 5 Şartı Şunla

2015-02-23 14:24:00

Risale-i Nurun Dersinin Dinleyende Tesir Etmesinin 5 Şartı Şunlardır: o hakaik-i İlahiye ve o hakaik-i kevniyeyi beyandan sonra ve safa-yı kalb ve tezkiye-i nefisten sonra ve ruhun terakkiyatından  ve aklın tekemmülünden sonra beşerin ukûlü "Sadakte" deyip o hakaikı kabul eder. Envar & ihlas Nur Neşriyat - Sözler ( 406 ) ... Devamı

Risaleleri Tenkid Edememeleri

2015-02-23 08:47:00

Risaleler, umumiyetle pek çok intişar ettiği halde, en büyük âlimden tut, tâ en âmi adama kadar ve ehl-i kalb büyük bir veliden tut, tâ en muannid dinsiz bir feylesofa kadar olan tabakat-ı nâs ve taifeler o risaleleri gördükleri ve okudukları ve bir kısmı tokatlarını yedikleri halde tenkid edilmemesi ve her taife derecesine göre istifade etmesi, doğrudan doğruya bir eser-i inayet-i Rabbaniye ve bir keramet-i Kur'aniye olduğu gibi, çok tedkikat ve taharriyatın neticesiyle ancak husul bulan o çeşit risaleler, fevkalâde bir sür'atle, hem idrakimi ve fikrimi müşevveş eden sıkıntılı inkıbaz vakitlerinde yazılması dahi, bir eser-i inayet ve bir ikram-ı Rabbanîdir. Sikke-i Tasdik-i Gaybi ( 236 ) Devamı

Fotoğraf |  görsel 1