.:YOZGATNUR66:. Aklını Doğru Kullan Huzur Bul!

RİSALE

50-

Abdullah Yeğin Ağabeyimiz için TAZiYENAME

2016-07-10 15:37:00

1940 yılında Muazzez Üstadımız Bediüzzaman Said Nursî'yi ziyaret etmekle müşerref olan; “Seni büyük biraderim Molla Abdullah yerine kabul ettim. Sen benim kardaşımsın” iltifatına mazhar olan; “Muallimlerimiz Allah’tan bahsetmiyor. Bize Hâlıkımızı tanıttır” demek suretiyle Meyve Risalesi'nin Altıncı Meselesinde bahsedilen; Hazreti Üstadın vefatına kadar Şanlıurfa'da hizmet-i imaniyede bulunan; daha sonra memleketin muhtelif yerlerinde neşr-i envar-ı Kurâniyeye devam eden; Nurlarda "Araçlı Abdullah" diye takdim edilip, hizmetteki gayret ve faaliyetleri "Ankara Dar'ül fünûnunda Nura ehemmiyetli hizmet eden ve Kastamonu’da mektep gençlerinden en evvel Nurlara giren ve Ankara’daki Abdurrahman’ın oğlu Vahdet’i himaye ve muhafazaya çalışan Araçlı Abdullah’ın mektubunda tam imanlı ve dindarâne ve müjdekârâne yazması … bizi ve Nur dairesini tamamıyla mesrur ettiği gibi, bu bayramda da büyük bir manevî hediye olarak kabul ediyoruz. Cenâb-ı Hak, onların umumundan razı olsun." cümleleriyle yad edilen; Âhirzamanın karanlıklarında insanlığın imanının imdadına gönderilen hidayet serdarı Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin talebe ve varisi olan muhterem Ağabeyimiz Abdullah Yeğin vefat etmiştir. Yozgatnur olarak bütün Nur Talebelerine baş sağlığı dileyerek taziyelerimizi bildirir, vazifesini tam manasıyla yapıp terhisle istirahata çekilen merhum Ağabeyimizin melekler misali yıldızlarda ve âlem-i ervahtaki kutlu seyahatini tebrik ederiz. Cenâb-ı Erham-ür-râhimîn, Risâle-i Nur’un bütün yazılan ve okunan harfleri adedince defter-i a’maline hasenat yazdırsın, âmin! Ve onların sayısınca onun ruhuna rahmetler yağdırsın, â... Devamı

İttihad-ı İslam Üstadımız Said Nursi’nin Gayesiydi

2016-05-04 10:19:00

İttihad-ı İslam Üstadımız Said Nursi’nin Gayesiydi       Aziz Kardeşlerimiz! bu gelen leyle-i miracın hakkımızda ve alem-i islam hakkında hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyor, islam coğrafyasında yaşanan sıkıntıların izalesi ve rahmete dönmesini Bar-ı Gah-ı Kibriyadan ümid ediyoruz.  Bu vesile ile ittihad-ı islam-ki Necib Üstadımız Bediüzzaman Hazretlerinin bir gayesidir -zahiren vücuda geliyor olması, bu babta müjdeci kararlara imzalar atılması ve o ittihadın zahiri manasını ifade eden İslam İşbirliği Teşkilatının madden daha kamil manada teessüsü hepimizi sevindirmiştir.   Bu mana için gayret gösteren başta sayın Reisi Cumhurumuz ve Hükümet erkanımızı tebrik ve takdir ediyor, ittihad-ı İslama dair Bediüzaman Hazretlerinin mühim derslerinden ve lahiklarından bir kısmını nazar-ı dikkatinize arzediyoruz.    Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin Talebe ve Hizmetkarları Hüsnü Bayramoğlu, Abdullah Yeğin  Aziz, sıddık kardeşlerim, Leyle-i Mi’rac, ikinci bir Leyle-i Kadir hükmündedir. Bu gece mümkün oldukça çalışmakla kazanç birden bine çıkar. Şirket-i maneviye sırrıyla, inşaallah herbiriniz kırkbin dil ile tesbih eden bazı melekler gibi, kırkbin lisan ile bu kıymetdar gecede ve sevabı çok bu çilehanede ibadet ve dualar edeceksiniz ve hakkımızda gelen fırtınada binden bir zarar olmamasına mukabil, bu gecedeki ibadet ile şükredersiniz. Hem sizin tam ihtiyatınızı tebrik ile beraber, hakkımızda inayet-i Rabbaniye pek zahir bir surette tecelli ettiğini tebşir ederiz.   Üstadımız Bediüzzaman Hz. bu yaşadığımız musibetlerin tahlili sadedinde bizlere şöyle ders veriyor ve bu musibetlerin netaicini ifade edip nazarımızı ... Devamı

BEDREDDİN UŞAKLIGİL

2015-12-25 14:11:00

BEDREDDİN UŞAKLIGİL   l920'de Isparta'ta doğdu. Emekli Yüzbaşı Refet Barutçu'nun üvey oğludur. Barla Lâhikalarında Bediüzzaman'ın Refet Beye yazdığı mektuplarda ismi çok geçmektedir. Emekli lise öğretmenidir. Bediüzzaman'ın, Isparta'nın Barla nahiyesinde bulunduğu ve yaşadığı devrin üzerinden yarım asırdan fazla bir zaman geçmiştir. Bu yıllar l926 ile l934 arasıdır. Bu yıllarda yazdığı mektuplara Barla Lâhikası ismini vermektedir. Bu Barla mektupları nur Üstadın kaleme aldığı yıllardan yarım asır sonra neşriyat sahasına atılmıştır. Barla mektuplarının sonlarında Bediüzzaman'ın Refet Barutçu'ya yazdığı  kısımlar bulunmaktadır. Mezkûr mektuplarda Bedreddin Uşaklıgil'in ismi birçok yerlerde geçmektedir. Barla mektuplarının neşrine vesile olanlara binlerce şükran ve minnet duygularıyla bu satırlarımı kaleme almaktayım. "Bedreddin mânevî evladım" Emekli öğretmen Bedreddin Uşaklıgil kendilerini ziyaretimizde bize şu bilgileri verdi: "Üvey babam Refet Barutçu gençliğinde vazifeli bir subayken, Yemen'e ve Mısır'a gitmiştir. İstanbul merkez komutanlığı da yapmıştır. Otuz dört yaşında, yüzbaşı iken emekli olmuştur. "l933'de Isparta'dan Barla'ya Üstadı ziyaret için beraber gitmiştik. Barla'ya annemin babası Hacı İbrahim, babam (Refet Barutçu) ve ben beraber gittik. Yolda göle girdik. Atla gitmiştik. Bedre ve İlema üstünden Barla'ya varmıştık. Üstad 'On iki tane evlâd-ı manevim var, Bedreddin on üçüncü oldu' diye bana iltifat ve alâka gösteriyordu. O zamanlar on üç yaşlarındaydım. Dedem 'Yaşı da on üç' deyince Üstad tebessüm mederek,'Bel&ici... Devamı

Bediüzzaman Said Nursi'nin talebelerinden seçim açıklaması!

2015-10-13 22:06:00

Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin hayatta olan talebeleri gündem ve 1 Kasım seçimleri ile ilgili bir açıklama yaparak, bu seçimlerde vatan, millet, İslâmiyet ve insaniyet namına Ak Parti’yi desteklediklerini bildirdi. Ahmet Aytimur, Abdullah Yeğin ve Hüsnü Bayramoğlu imzasıyla yayınlanan açıklamada, Bediüzzaman’ın Adnan Menderes’i “İslâm kahramanı” olarak andığı hatırlatıldı ve bugün İslâmiyet namına Menderes’ten çok daha fazla hizmetler yapmış bulunan mevcut iktidara, bu milleti ecnebîlere köle yapmak için çalışan kuvvetlere karşı desteklemenin bir vazife olduğu belirtildi. Bediüzzaman’ın hayatta olan talebeleri tarafından yapılan açıklama aynen şöyle: "Evvelâ, Ankara’da cereyan eden müessif hadisede vefat eden kardeşlerimize Cenab-ı Hak’tan rahmet niyaz ediyor, yaralı kardeşlerimizin bir an önce şifa bularak sıhhat ve âfiyetlerine kavuşmaları için dua ediyor, ölen ve yaralananların yakınlarına ve milletimize de sabr-ı cemil diliyoruz. Bu müessif hadisenin apaçık mânâsı şudur: İslâm âleminin en büyük kalesi olan bu memleket, tarihinin en mühim hamlelerini yapmakta olduğu bir sırada, aleyhinde ittifak etmiş bulunan dahilî ve haricî şer kuvvetleri onu yolundan alıkoymaya çalışmakta, kendi menhus emellerini gerçekleştirmek için devletimizi zaafa uğratmak ve milletimizin fertlerini birbirine düşürmek istemektedir. Fakat milletimiz engin sağduyusuyla bu hain emelleri teşhis etmekten şimdiye kadar geri kalmadığı gibi, bugün de geri kalmayacak, inşaallah el ve gönül birliğiyle bu felâketleri aşarak iç ve dış düşmanlarını bir kere daha tarihin önünde hezimete uğrat... Devamı

Ziya Nur Aksun

2015-07-19 18:51:00

Ziya Nur Aksun     Ziya Nur, 29 Mayıs 1930 tarihinde Konya’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini doğduğu şehirde yaptı. Orta öğreniminden sonra kaydını yaptırdığı Ankara Hukuk Fakültesi’nden 1955 yılında mezun oldu. Hukuk fakültesi mezunu olmakla birlikte mesaisini daha çok Osmanlı ve İslâm tarihini öğrenmeye ayırdı. Bu alanda önemli bir birikime sahip oldu. Günlük siyasi olayları irdeler ve eleştirirken söz konusu birikimini kullandı. Yazılarını tarihi muhakeme içinde ortaya koydu. Osmanlı ve İslâm tarihi hakkındaki bilgileriyle bir cazibe merkezi oluşturan Ziya Nur’un etrafında her zümreden insanlar toplanmaya başladı ve sohbetlerinden istifade etmeye çalıştı. Memleketin meseleleriyle ilgili Dündar Taşer ve Erol Güngör ile yaptığı sohbetler kendisi tarafından kitaplaştırıldı. Bu eser Dündar Taşer’in vefatından sonra yayınlandı. Eserini Z. N. rumuzu ve Dündar Taşer’in Büyük Türkiyesi adı altında yayımladı. 1974 yılında neşredilen eserin altı baskısı yapıldı. Ziya Nur’un hukuk fakültesindeki öğrenciliği sırasında Bediüzzaman ve eserleri hakkında bilgi sahibi olduğu ve yakından takip ettiği bilinmektedir. Hatta, Konya’da lise öğrenciliği sırasında Risâle-i Nur’u tanıdığı ve istifade ettiği nakledilmektedir. Eserlerin neşri konusunda da, öğrenciliği sırasında önemli bir gayretin içine girdiği ve çalıştığı görülmüştür. “Bediüzzaman Kimdir?” sorusunu cevaplayıp “Hukuk Fakültesinden Ziya Nur” imzasıyla yazdığı ve Risâle-i Nur’a dahil edilen bir yazısından bu neticeyi çıkarmak da  mümkündür. Risâle-i Nur’da ismi, bu yazısı vesilesiyle zikredilmiştir. Bediüzzaman ve yaptığı iman hizmeti hakkında Ziya Nur şu ifadeleri... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1