.:YOZGATNUR66:. Aklını Doğru Kullan Huzur Bul!

RİSALE

50-

Abdullah Yeğin Ağabeyin İslam dünyasına mesajı

2015-06-15 11:02:00

  Abdullah Yeğin Ağabeyin İslam dünyasına mesajı   Hizmet Vakfı tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen Kastamonu Bediüzzaman Mevlidi Nasrullah Kadı Camii'nin tadilatta olması sebebiyle Kuzeykent Ulu Cami'de  gerçekleştirdi. Mevlid-i Şerif programına Bediüzzaman Said Nursi'nin talebelerinden Abdullah Yeğin ağabey de iştirak etti.  Program Kuzeykent Ulu Camii Müezzini Kadir Demircinin tilavet ettiği aşrı şerifle başlarken, aynı cami müezzinlerinden Ayhan Bekiroğlu Tevhid Bahrini, Kuzeykent Merkez Camii İmam Hatibi Said Özdemir Veladet Bahrini okudular. Mevlid tilavetinden sonra Risale-i Nur'dan ders yapan Abdullah Yeğin Ağabey, ders sonrasında yaptığı kısa konuşmada Müslümanların birlik ve beraberlik içinde olması gerektiğini belirtti. Yeğin Ağabey; günümüzde Müslümanlar arasında fitne ve nifak tohumlarının atılmaya çalışıldığını ve bu menhus planın bazı yerlerde başarılı olduğunu, bazı ülkelerde müslümanın müslümana silah çektiğini, savaştığını hatırlattı.  Risale-i Nur eserlerinin aynı zamanda kafirler için yazıldığının altını çizen Abdullah Yeğin ağabey; Risale-i Nur'ların iyi okunması gerektiğini, müslüman dünyasında ittihad-ı İslam'ın kurularak İslam dininin yeryüzünde yayılmasının sağlanması gerektiğinin üzerinde durdu. Programın kapanış ve teşekkür konuşmasını yapan Bediüzzaman Hazretlerinin talebelerinden Veli Kalyoncu Ağabey, bu programların vesile olduğu hayırlardan, devam etmesinin lüzumundan belirtti. Altmış yetmiş yıldır bu yolda devam ettiğini belirten Veli Kalyoncu Ağabey; Risale-i  Nurları tanımasına vesile olan hocası Hafız Osman Efendiden bahsederken, hocasının Bediüzzaman hazretlerinin zalimler karşısındaki kahraman duruşu... Devamı

AYM, Risale-i Nur kanununu iptal etti

2015-06-11 15:08:00

AYM, sahibi vefat eden her eserin memleket kültürü bakımından önemli görülerek kamuya mal edilmesi sonucunu doğurabilecek şekilde Bakanlar Kurulu'na takdir yetkisi tanınmasının, ifade özgürlüğü ile bilim ve sanat özgürlüğüne demokratik toplum düzeninin gerekleriyle bağdaşmayan bir müdahale teşkil ettiği kanaatine ulaşarak dava konusu kuralın Anayasa’nın 13., 26. ve 27. maddelerine aykırı olduğuna karar verdi. Kültür Bakanlığı'nın Risale-i Nur Neşriyatı'na yönelik bandrol tedbiri bir yıldan fazla süredir yürürlükte. Kültür Bakanlığı'nın uygulamaya koyduğu bandrol tedbirinin ardından geçen Ağustos ayında, Torba Yasa'ya sonradan eklenen madde ile Risale-i Nur'ların basım yetkisi Diyanete verilmişti. Risale-i Nur'lar hakkındaki bu karar için AYM’den hükümet kararnamesi için de Danıştay’da yürürlüğün durdurulması talepleriyle açılan iptal davalarından karar çıktı.  AYM, hükümet kararnamesini oy çokluğu ile iptal ettiğini açıkladı. AYM, kararı mülkiyet hakkı ve ifade özgürlüğü ile bilim ve sanat özgürlüğü yönünden ele alındığının altını çizerek şu ifadelere yer verdi: “Anayasa Mahkemesi, eser sahibinin mirasçılarının eser sahipliğinden doğan mali hakları ile manevi haklarının kullanım yetkilerinin kamuya mal edilmesinin mülkiyet hakkına müdahale niteliği taşıdığı tespitinde bulunduktan sonra, Anayasa’nın 35. maddesi uyarınca mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla sınırlandırılabileceğini vurgulamıştır. Eser sahipliğinden kaynaklanan hakların kamuya mal edilmesinin, memleket kültürü bakımından önem taşıyan eserlerin kamuya ve dolayısıyla toplumun yararl... Devamı

RİSALE-İ NUR KÜLLİYATI ASIL NÜSHALARIN BELİRLENMESİ

2015-02-16 23:07:00

باسْمِهِ سُبْحَانَهُ وَإنْ مِنْ شَيْءٍ إلاَّ يُسَبّحُ بحَمْدِهِ RİSALE-İ NUR KÜLLİYATI ASIL NÜSHALARIN BELİRLENMESİ Bilindiği üzere 26/11/2014 tarihli ve 29187 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2014/7007 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Diyanet İşleri Başkanlığına Üstad Bediüzzaman’ın eserlerinin asıl metinlerinin belirlenmesi vazifesi verilmiştir. Bu vazifenin yerine getirilmesinde Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde çalışmalar şu kıstaslar üzerinden yürütülmüştür: • Üstad Bediüzzaman’ın eserlerinin günümüze değin pek çok yayınevi tarafından pek çok baskısı yapılmıştır ve bu baskılarda aynı eserin çeşitli baskıları arasında ileride detayları zikredilecek olan farklar ortaya çıkmıştır. Bu farkların giderilebilmesi ve eser metinlerinin bizzat eser sahibi Üstat Bediüzzaman’ın muvafakatiyle son şeklini verdiği hale getirilebilmesi için kelime seçimi, tashihi, yer değiştirmesi vs. gibi ya da cümle/paragraf yerleşimi, mektup/bölüm yerlerinin eser sahibinin tercihi doğrultusunda belirlenmesi veya eserde herhangi bir paragrafın, mektubun/bölümün yer alıp almayacağı gibi hususlarda -elyazması ya da (müellif hayatta iken kendi nazarından geçerek basılmış olan) Osmanlıca-Latince matbu nüshalarda- bizzat eser sahibinin ortaya koyduğu kendi fiili uygulamaları ve tasarrufları ya da metinlerdeki kendi elyazısı ile yaptığı düzeltmeler/tashihler esas ittihaz edilmiştir. • Ayrıca eğer varsa, eser sahibinin konu ile ilgili mektuplarındaki yönlendirmeleri esas alınmıştır. 1950’lerden günümüze kadar Risale-i Nur Külliyatının basımını yapmakta olan 20’nin üzerinde yayınevibulunmaktadır. Diyanet İşleri Başkanlığınca yapılan metin analizi çalışmalar... Devamı

işarat-ül i'cazını Kim Tahrip Etti? (2)

2015-01-28 00:14:00

Diyaneti işarat-ül i'cazını    Kim Tahrip Etti? (2) Birinci Kısım için Tıklayın ***Diyanet İşarat-ül İ’caz 294; Bir tarzda devam eden bir elemin tesiri gittikçe azalır. ***Envar Osmanlıca İşarat-ül İ’caz 142: Zira bir çeşit üzerine devam eden elemin tesiri gittikçe azalır. ? Elemin tesirinin gittikçe azalmasının sebebi tarz değil elem çeşidinin aynı olmasıdır. Envarda çeşit kelimesi tarz kelimesi ile değiştirilmiş. *** Yeniasya İşaratü'l-İ'caz, Sayfa 101 Zira bir tarzda devam eden bir elemin tesiri gittikçe azalır; tazelendikçe tesiri çok olur. ***3. Basım Diyanet İşarat-ül İ’caz 294; Zira bir çeşit üzerine devam eden elemin tesiri gittikçe azalır. _______________________ ***Diyanet İşarat-ül İ’caz 298; Halbuki sizler saadete bedel lezaiz-i faniye ve manafii alınıyor. ***Envar Osmanlıca İşarat-ül İ’caz 142: Halbuki saadete bedel lezaiz-i faniye ve menafii cüz’iyeyi alıyorsunuz. ? “Sizler”zamirinin eklenmesi ile umumi mana daraltılmış . Lezaiz-i faniye ve menafi-i cüz’iyeyi alanların bütünüdahil edilerek mana tanımlanmış. *** Yeniasya İşaratü'l-İ'caz, Sayfa 101  Halbuki sizler saadete bedel, lezaiz-i faniye ve menafi-i dünyeviyeyi alıyorsunuz.  _________________________ ***Diyanet İşarat-ül İ’caz 366: Böyle bir zulmete düşen… ***Envar Osmanlıca İşarat-ül İ’caz 157: Böyle bir zulmet musibetine düçar olan bir adam.. ? Bu münafıkların zulmete kendileri ihtiyarları ile tercihleri ile girdikleri önceden ifade edildi.Düçar olmak bunu ifade eder. Zulmete düşmek kelimesi ise bunu ifade etmez. *** Yeniasya İşaratü'l-İ'caz, Sayfa 120 Böyle bir zul... Devamı

Üçlü ittifakın hedefi Risale-i Nur’u yasaklatmak

2015-01-15 01:20:00

Üçlü ittifakın hedefi Risale-i Nur’u yasaklatmak Risale-i Nur’ların tahrif ve istismardan korunmasına yönelik yasal düzenlemeler gereğince yayınevlerine Risale basma izninin verilmesi, bu düzenlemelere karşı mücadele veren üçlü ittifakın küçük ortağını galeyana getirdi. Bugüne kadar uydurma haber ve iddialarla “Risale-i Nur yasaklanıyor” algısını oluşturmaya çalışan Yeni Asya gazetesi, şimdi de verilen izinlerin geçersiz kılınması için canhıraş bir mücadele veriyor. İttifakın başında Risale-i Nur’un can düşmanı var Üçlü ittifakın CHP ayağı, başından beri Risale-i Nur’un neşri ve okunması da dahil olmak üzere dinî özgürlüklere karşı yürütülen her türlü mücadelenin kalesi olarak biliniyor. CHP iktidarında Risale-i Nur’lar muhtelif Bakanlar Kurulu kararlarıyla yasaklanmış, ayrıca Nur talebeleri yurt çapında zulümlere maruz kalmış, mahkemeler üzerinde baskı uygulanmak suretiyle Risale-i Nur’ların yargı kararıyla yasaklanması için yoğun çabalar harcanmıştı. CHP milletvekilleri, iktidarda olmadıkları zaman bile Risale-i Nur’ların serbestçe neşrini bir türlü içlerine sindiremiyor, iktidara “Nurcular kâğıdı nereden buluyor?” şeklinde soru önergeleri veriyordu. Risale-i Nur’un korunmasına yönelik yasal düzenlemeleri Anayasa Mahkemesine götüren CHP milletvekili Rıza Türmen de, AİHM’de hakimlik yaptığı sırada başörtüsü aleyhinde oy kullanmış, hattâ the Cemaat’in yayın organlarında “Başörtüsü aleyhindeki AİHM kararının mimarı” olarak adı geçmişti. Geçtiğimiz senelerde de CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu&r... Devamı

Aslına uygun basılması konusunda yayınevlerine yetki vermeye baş

2015-01-13 00:49:00

Diyanet İşleri Başkanlığı, Risale-i Nur Külliyatı'nın aslına uygun basılması konusunda yayınevlerine yetki vermeye başladı Bugüne kadar çeşitli tahrif ve suistimallere maruz kalan Risale-i Nur Külliyatı, bundan sonra Diyanet İşleri Başkanlığının denetiminde aslına uygun basılabilecek. AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Risale-i Nur Külliyatı'nın devlet tarafından korunmasını öngören yasal düzenlemeler neticesini verdi.  Dini Yayınlar Genel Müdürü Yüksel Salman, yaptığı açıklamada, 26 Kasım 2014 tarihli ve 29187 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararıyla Bediüzzaman Said Nursi'ye ait eserler üzerindeki 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'ndan kaynaklanan tüm hak ve yetkilerin Diyanet İşleri Başkanlığına verildiğini hatırlattı. Bakanlar Kurulu kararının ardından eserlerin asıl nüshaları üzerinde konunun ilgilileriyle bir araya gelerek yaptıkları toplantılar sonucunda görüş birliğine vardıklarını belirten Salman, "Bugünden itibaren de Diyanet İşleri Başkanlığı olarak Risale-i Nur Külliyatı'nın basımı konusunda talepte bulunanlarla ilgili gerekli incelemeler yapıldıktan sonra yetki vermeye başladık. Başkanlığımızla sözleşme imzalayan yayınevleri, Kültür ve Turizm Bakanlığına başvurarak bandrol alabilecekler" şeklinde konuştu.  Salman, ilk etapta 6 yayınevine yetki verildiğini belirterek, bir ay içerisinde yeni basımların raflarda yerini alacağını dile getirdi.  -"Asılsız haberlerin kaynağını kurutacak" Eserlerin basımı konusunda görüşlerine başvurulan Barla Platformu Başkanı Said Yüce, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Risale-i Nur'a sahip çıkmasının, ülke açısından iftihar vesilesi sayılacak bir gelişme olduğunu söyl... Devamı

Risale-i Nur ile Gülen hareketi arasında 17 fark var

2014-12-31 17:45:00

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, "Bediüzzaman üzerinden psikolojik savaş" başlığı ile son günlerdeki tartışmaları yorumladı. Mustafa İslamoğlu'nun sözlerini eleştiren Tarhan, ardından Risale-i Nur ile Gülen hareketi arasındaki 17 farkı maddeler halinde sıraladı. İşte Prof. Tarhan'ın yazısı: Bu savaşta nerede duruyoruz? İki ihtimal var. Ya Türkiye’de akıl tutulması yaşanıyor ve cinnet halindeyiz ya da önemli kişi veya  cemaatler güç odaklarının psikolojik savaş stratejilerine proje malzemesi oluyorlar. Bir  Nur cemaati grubu diğer gruba komplo kuruyor iddiası çok korkunç. Gerçek neyse ortaya çıkmalı, kimse yargıdan kaçmamalı… Düşünmemiz gereken şey şu: Bediüzzaman’ın öğretisi bu mu? Bugün Bediüzzaman’ın takipçisi olduğunu söyleyen grupların çoğu ‘Gülen Hareketi’ ile arasındaki sınırları tam olarak çizmiş değil. Risaleleri eleştirmek moda oldu Abdülhamid’i eleştirdi diye Mehmet Akif ve Bediüzzaman'ı, kendisini kutsallaştırıyor diye Mevlâna ve Bediüzzaman’ı eleştirmek ne kadar gerçekçidir? Bu tutum hangi yaramızı tedavi edecek ve tutacak bir dal arayan sokaktaki insana ne kazandıracağını merak ediyorum. İslamoğlu’nun çıkışı Sayın Mustafa İslamoğlu’nun kendisi dışındaki grup ve cemaatlere hep eleştirisel, sarkasdik yani müztehzi ve yukarıdan bakışı dikkati çekmekteydi. Ancak ilhamla vahyi eşit olarak ele alıp ‘Bediüzzaman’ın vahiy aldığını iddia ettiğini’ öne sürmesi anlaşılır değildi. İslamoğlu’nun böyle bir çarpıtma içerisinde olacağına gerçekten inanmakta zorlanıyorum. Sohbetlerinden faydalandığım ilim sahibi bir kimsenin bu açıklanamaz yaklaşımı bir projenin varlığ... Devamı

Abdülkadir Badıllı ağabey vefat etti

2014-12-26 18:23:00

Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin talebelerinden Abdülkadir Badıllı ağabey Hakkın rahmetine kavuştu.  Uzun süredir bağırsaklarındaki rahatsızlığı nedeniyle tedavi gören Badıllı ağabey, Ankara Gazi Üniversitesi Hastanesinde yoğun bakımda yatmaktaydı. Badıllı Ağabeyle bir çok mevzuyu görüp konuşmakta idik. Lakin sebebi bilinmez tarzda aniden rahatsızlandı. Ankaraya götürüldü. Said BADILLI ile arayıp Abdülkadir ağabey hakkında malumat almakta idik. ARALIK BAŞLARINDA ŞUURUNUN KAPALI OLDUĞUNU SÖYLEMİŞTİ. Ağabeyimiz üstadımızla tanışmasından itibaren faalane hizmette yurt içi ve dışında faaliyette bulunmuştur.  ömrünün sonuna dek SADAKATLA YÜRÜMÜŞ VE SADAKATA MUHALİF HAREKET EDENLERİ İLAN ETMİŞTİR. Risale Haber'e konuşan oğlu Said Badıllı, cenaze namazının yarın (cumartesi) Şanlıurfa'da kılınacağını söyledi. Risale-i Nur Araştırma Merkezi Yozgatnur... Devamı

Edepsizin edebi!

2014-12-05 05:01:00

Edepsizin edebi! Üstadın talebelerine saldırarak kendisinden söz ettirmeye çalışan bu şahsın adını vermiyoruz. Yalnız, Risale ticaretiyle iştigal eden cemaat artığı marjinal grubun ahlâk ve edep seviyesini gösteren bu belgeyi ibret için buraya alıyoruz. Babasının oğlundan bahseder gibi “Fırıncı” diye sözünü ettiği zat, kendisi daha dünyada yokken Üstad’ı evinde misafir etmiş, onun yıllarca hizmetinde bulunmuş, Risale-i Nur’un neşri için hapislere, işkencelere, açlık ve yokluklara katlanmış ve Risalelerin bize kadar ulaşmasında emekleri geçmiş bir büyük Nur kahramanı. Üstad’ın “Bunlara ilişmek doğrudan doğruya bana ilişmektir” sözünün kapsama alanında olan, eli öpülüp duası istenecek bir mübarek zat. Üstadın bir hizmetkârını ve dedesi yaşındaki adamı “edepsizlikle” suçlamayı edep telâkki eden ve şöhret yolunun cami duvarından geçtiğini zanneden hayâ fukaralarına edep dersi vermeye teşebbüs etmenin bir fayda getirmeyeceğini en güzel şekilde Mevlânâ anlamış ve anlatmış: “Asıl edep, edepsizlerin edepsizliğine tahammül edebilmektir” buyurmuş. Üstad’ın talebeleri de hep öyle yaptılar ve yapmaya devam ediyorlar. Bununla birlikte, Üstadımızın muazzez ruhunu şad eden bir gelişmeye karşı itirazların nasıl bir ocaktan geldiğini göstermesi açısından, bu “edep” tablosunu da bir kenara not etmekte fayda var. Bazan bir resim, ciltlerle kitaptan daha güzel anlatır anlatılacak olan şeyi. Kaynak: yazarumitsmsek.com Risale-i Nur Araştırma Merkezi Yozgatnur ... Devamı

Cifir İlmi Konusunda Bediüzzaman'a Yapılan İtirazlar

2014-11-29 18:33:00

Cifir İlmi Konusunda Bediüzzaman'a Yapılan İtirazlar!   1. 3. Cifir İlmi ve Ebced Hesabı   Cifir İlmi ile alakalı bazı konuların vuzuha kavuşmasında zaruret var. Gerçi bu konuda Dr. Niyazi Beki ve Abdülkadir Badıllı Ağabey yeterince inceleme yapmışlar. Biz onların çalışmalarından da istifade ederek biraz daha ayrıntılı konuyu irdeleyeceğiz.   1.4 Cifir İlmi Nedir?   Cifir veya cefer, Arapça’da “sütten kesilmiş kuzu, oğlak; içi taşla örülmemiş geniş kuyu”ma’nalarını ifade etmektedir. Istılahta ise, temeli ebced hesabına dayanan, harflerden ve ibarelerden gaybi haberler çıkarmada kullanılan hususi bir ilimdir. Bazı alimlerin naklettiğine bakılırsa, Ca’fer-i Sadık, Hz. Peygamberin al-i beytinin muhtaç oldukları bütün gizli bilgiler bir kuzu ve oğlak (cefr) derisinin üzerine yazılmış ve bu sebepten bu ilme Arapça’da cefr adı verilmiştir. Cifir ile meşgul olanlara cefri veya ceffar denilir. Konuyla ilgili ve özellikle de Ca’fer-i Sadık’a isnad edilen kitaplara da El-Cefr ve’l-Cami’a adı verilmektedir. Onu için bu ilmin adı hem Keşfu'z-Zünun'da ve hem de benzer eserlerde bu ad ile anılmıştır. İbn Haldun bu ilmin bir disiplin olmaktan ziyade şahsi bir kabiliyet olduğunu ifade etmektedir.    Bir kısım kaynaklara göre ve genellikle de ehl-i beyt alimlerine göre, Hz. Ali, Kur’an’ın bazı sırlı ma’nalarını Hz. Peygamber’den öğrenerek bunları El-Cefr ve’l-Cami’a adı verilen iki eserde kuzu veya oğlak derisi üzerine yazmıştır. Kıyamete kadar meydana gelecek olayların sırları ile dolu olan bu kitaplardaki rumuzlar ancak al-i beytten gelen alimlerce çözülebilecektir. Elimizde Hz. Ali’ye isnad edilen Kitab’ül-Cef... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1