Mutlak Vekiller Hakkında Kimse Kıyl-ü Kal Edemez!

RİSALE

50-

Mutlak Vekiller Hakkında Kimse Kıyl-ü Kal Edemez!

2015-11-26 17:20:00

Eyüp EkmekçiMutlak Vekiller Hakkında Kimse Kıyl-ü Kal Edemez!

Biri aklına geldiği gibi bir laf etmiş. Ağızdan çıkan söz bazen namludan çıkan kurşun gibidir. Hem de geri tepen bir kurşundur. Sahibini matrud eder.

Hz. Üstadımızın “mutlak vekilim” tabir ettikleri zatlar üzerine kimse kıyl ü kal edemez. Ederse kendine eder. O zavallı adam güya merhum Zübeyr Ağabey’i methediyor gibi yapmış. Merhum ağabeyimiz böyle medhi hayatta olsa suyu suratına çarpar. En şiddetli mukabeleyi eden bizzat kendisi olur.

Gelelim Üstadımızın Nur Erkanları hakkında bizzat müteaddit zamanlarda buyurdukları tavsiyelere:

Merhum M. Sungur Ağabeyden ve Ağabeylerden mükerreren işittik ki: “birinizle iktifa edemiyorum; hep beraber olduğunuz zaman…” buyurduklarını ifade ediyorlar.

Üstadımızın Erkanlara söyledikleri sözler Hz. Bediüzzaman’a kafildir, hikmetleri olan  sözlerdir, terbiye makamında. Mesela; “düşmanlarınız cin gibi, siz ahmaksınız. İkiyüz derece aklınız ziyade çalışması lazım.” “sizler benim şahitlerimsiniz, bir dava şahitsiz olsa kıymetsiz olur.”

Onlar öyle bir makamda ders ve terbiye almışlar ki: “bu zamanda öyle muallimler lazım ki, delilsiz sözlerine itimad edilsin.”

Onlar hakkında ileri geri kal u kıyl edecek adam evvela ateşe atılmayı göze alır sonra konuşur. Dünyada da hizmetin hıfzı hikmetiyle görecekleri itablar da var.

Zübeyir abiden naklen " İsa(AS) dini havarileriyle yayıldığı gibi Üstadın tarzı, davası da hizmetkar, yani nur ekranları vasıtasıyla intişar edecektir.

Bir tarihte merhum A. Gümüş Ağabey Süleymaniye’ye geldi, sanki bir şey varmış gibi Zübeyir Ağabey’e: “ağabey ben şahidim üstad gazeteyi size okutuyordu.” Dedi. Ben Zübeyr Ağabey’in o kadar hiddetlendiğini görmemiştim. Hiddetle: “otur kardeşim” dedi. Bana da “sen de otur, yaz bunları” dedi. “ Evet kardeşim Üstad gazeteyi bana okutuyordu. Fakat ben Risale-i Nur’u okuduktan sonra bir tek yazı, makale, gazete istifade niyetiyle okumamışım. Nerde Risale-i Nur’a bir iğne, bir çuvaldız var onu anlamak için okurum.” buyurdu.

İhanet içinde olanlar iki şey üzerinde tahribata çalışır:

Biri; bizzat o davanın kaynağı, mercii ve Mu’cize-i Maneviye-i Kur’aniye’yi tahrif etmeğe, okutmamağa çalışır.

İkincisi; o davanın temel taşları olan erkanlara ihanete çalışır. Dönüp istiğfar etmezse, dünyada, ahirette belasını çeker.

Hz. Üstadımızın terbiye ve irşad tarzı, Asr-ı Saadetten başka örneği bulunmuyor. Ahmak çocuklar gibi o davanın yıldızları, güneşleri olan zatlara ilişenler, göğe taş atan çocuklar gibi kendi başlarına düşer helak olur.

Söylenecek söz çok. Ehline ve Risale-i Nur’a, Üstadımız Said Nursi hazretlerinin vasiyetlerine havale ediyoruz.

Not: ben şahsen o lafı duyunca başımıza bir bela gelir diye korkarak dersten çıktım bu mektubu yazdım. Allah böyle edepsizliklerden bizleri muhafaza etsin ve teyakkuz versin. Amin.

Eyüp EKMEKÇİ

Kaynak: Risale Ajans

 
Risale-i Nur Araştırma Merkezi
Yozgatnur

 

 

29
0
0
Yorum Yaz

Fotoğraf |  görsel 1