Ak saçlı Müslümanlar azap görmeyecek mi?
- Beyazlayan saçını siyaha boyatman doğru olmaz, demişler. Uzun tartışmadan sonra konuyu bize de aktarmak istemişler. "Beyazlayan saçları siyaha boyatmak uygun olur mu?" diye sormuşlar.
Efendim, konuya baştan şöyle girelim isterseniz. Yaşlılıktan değil de bir hastalıktan dolayı gençken beyazlamış olan saçları siyaha boyatmakta mahzur olmadığını söylemek mümkündür. Bu bir bakıma estetik tedavi şekli olarak da yorumlanabilir. Ancak gençken değil de yaşlılıktan dolayı beyazlayan saçları siyaha boyatmayı uygun görmeyenler vardır. Çünkü diyorlar, bunda yaşlının kendini genç göstererek muhatabını aldatması söz konusudur. Evlilik gibi ciddi bir konuda gençmiş gibi görünerek muhatabını aldatmak iyi sonuç vermeyebilir. Nitekim boyadığı saçlarıyla kendini genç göstererek evlenen yaşlı bir adamı, Hazret-i Ömer'in (ra) "Sen kadını kandırmışsın, şikâyet ediyor!" diyerek ayırdığı rivayeti de bu mevzuda bir fikir vermektedir.
Her ne kadar bu konuda bağlayıcı bir hüküm yoksa da, saçların siyahı mı sahibine daha çok itibar getirir, yoksa beyazı mı diye düşünecek olursak durum değişebilir. Bana kalırsa beyaz saçların yaşlıya kazandırdığı itibar, siyah saçların kazandırdığı itibarla kıyaslanamayacak kadar üstündür. Nitekim saçı sakalı beyazlamış yaşlılara herkes itibar edip hürmet gösterir. Bu itibar ve hürmetin Rabb'imizin yaşlıya gösterdiği itibar ve hürmetten kaynaklandığını söylemek hiç de yanlış olmaz. İsterseniz bakın Rabb'imizin ak saçlılara verdiği değere, gösterdiği merhamet ve şefkate. Buyuruyor ki:
- Saçını sakalını Müslüman olarak ağartan yaşlıya azap etmekten hayâ ederim!
Evet, saçını, sakalını Müslüman olarak beyazlatan yaşlıya Rabb'imiz merhamet ve şefkatle bakıyor, ona azap etmekten haya edeceğini işte böyle haber veriyor. Öyle ise bizi azaptan kurtaracak olan rahmet vesilesi beyazlarımızı neden siyaha boyatma gereği duyalım da, olduğumuz gibi değil de, olmadığımız gibi görünmeye teşebbüs edelim, çevremizi şaşırtalım? Bence bu durum düşünmeye değer doğrusu. İmam-ı Süyuti Hazretleri "Berzah Âlemi" adlı eserinde ak saçlılara ait fevkalade ibretli bir olay anlatır. Konuya getireceği açıklığı düşünerek arz etmeyi faydalı buluyorum.
"Kufe'nin baş kadılığını yapmış olan Yahya bin Eksem'i vefatından sonra bir yakını rüyasında görünce sorar:
- Sen uzun müddet baş kadılık yaptın, nasıl karşılandın orada? Yahya bin Eksem'in cevabı çok ibretlidir:
- Sormayın, der, Rabb'im beni derin bir hesaba çektikten sonra buyurdu ki:
- Ey kötü ihtiyar, eğer şu beyazlamış saçların olmasaydı seni ateşimde yakacaktım! Ben bu hitabı duyunca bayılmışım. Sonra kendime gelince yine aynı hitaba maruz kaldım.
- Ey kötü ihtiyar, eğer şu ak saçların olmasaydı seni ateşimde yakacaktım! Bu defa kendimi toparlayarak dedim ki:
- Ya Rab, biz böyle bilmiyorduk, böyle işitmedik?
- Ya nasıl işittiniz?
- Biz Enes bin Malik'ten işittik. O da Peygamberimizden, o da Cebrail'den işitmiş. Ey Rabb'im, buyurmuşsun ki:
- Saçını sakalını Müslüman olarak ağartan ihtiyara ben azap etmekten hayâ ederim! Biz böyle işittik, böyle biliyorduk!
Bunun üzerine Rabb'imiz buyurdu ki:
- Enes de, Peygamber de, Cebrail de doğru söylemiş. Ben saçını sakalını İslam yolunda ağartan ihtiyara azap etmekten hayâ ederim. İşte sana da o yüzden azap etmiyorum. Ey meleklerim, alın benim yolumda saçını sakalını beyazlatan şu ihtiyarı, götürün cennetlik ak saçlıların yanına!"
Saçını sakalını siyaha boyatma gereği duymayan ak saçlılarımıza iftiharla arz olunur!
AHMED ŞAHİN'in yazısı iktibas edilmiştir.
yozgatnur66






Düşmez, yanılmaz, hatâ yapmaz, unutmaz, sehiv yapmaz bir Allah’tır. Kul hatâ yapar, kusur eder, yanılır ve unutur. Bu hatâ ve yanılma namazda olursa, kul secde ile, hatâsız ve kusursuz olan Allah’ın Ulûhiyetine ve Rubûbiyetine sığınır.
