Image Hosted by ImageShack.us

 

     sema       

Mevlevî gibi zerreyi döndüren kim ise, müteselsilen mevcudatı tahrik edip, tâ şemsi seyyaratiyle gezdiren aynı zât olmak gerektir. Çünkü kanun bir silsiledir; ef'al, onun ile bağlıdır.

Bediüzzaman Said Nursî

Google

Rusya'da Risale-i Nur'un Hukuk Zaferi

Rusya'da Risale-i Nur'un Hukuk Zaferi

 

 
.BU gelişme, Bediüzzaman’ın talebesi Mustafa Sungur tarafından kaleme alınan bir lâhika ile duyuruldu. Lâhikada, Moskova başta olmak üzere Petersburg, Kazan, Novosibirsk, Perm ve Omsk şehirlerinde Risale-i Nur’un neşri çalışmaları devam ederken, Omsk’ta eserlere karşı açılan dâvânın bütün Rusya’yı meşgul eden bir gündem konusu haline getirildiği ifade edilerek, dokuz ay süren dâvâda “ittifakla beraat ve serbestiyet” kararı verildiği bildirildi.

LÂHİKADA şöyle denildi: “Birçok mahfellerde sorgu sual açılmış, bilirkişi ve müftüler cemaati eserleri tetkik ederek değil aleyhte bulunmak, ‘Nur Risalelerinin bahsettiği hakikatlere Rusya daha ziyade muhtaçtır, bu kitapları toplatmak değil, bizzat neşrine çalışmak Rusya’nın istikbali için elzemdir’ diyerek müsbet kanaatler izhar edilmiş ve nihayet bu bir hafta içinde Omsk mahkemesi ittifakla Risale-i Nur’un beraat ve serbestiyetine karar vermiştir.”

Aşağıda Lahikanın orjinal metnini bulabilirsiniz:

Aziz, sıddık kardeşlerimiz!

Gelen Mevlit Kandilinizi bütün ruhu canımızla tebrik ederiz.

Saniyen; son günlerde yalnız Rusya’yı değil, hem bu memleketi ve âlem-i İslâmı ve nev-i beşeri alâkadar edecek ve neticeleri itibariyle bütün insanlık için saadetli bir hadiseyi kardeşlerimizin nazarına arz ederiz.

Şöyle ki:

Tahminen on aydan beri Rusya’daki İbrahim Salihoğlu kardeşimiz ile beraber oradaki Nurcu kardeşlerimiz delâletiyle başta Moskova olarak, Petersburg, Kazan, Novosibirsk, Perm, Omsk şehirlerinde Risâle-i Nur tâb ve neşredilmeye devam ederken Omsk şehrinde neşredilen Risâlelerin taharrîsiyle bütün Rusya çapında şâşaalandırılarak eserlerin neşrine karşı mahkemeye verilmişti. Mahkeme dokuz ay sürdü, bu arada birçok mahfillerde sorgu sual açılmış, bilir kişilere eserler gönderilmiş, bilhassa baş müftülük dairesinden geniş muhtevalı raporlar istenmiş, muhalif ve muvafık cemaatlerden görüş alınmış, bilirkişi ve müftüler cemaati eserleri tetkik ederek değil aleyhde bulunmak, “Nur Risâlelerinin bahsettiği hakikatlere Rusya daha ziyade muhtaçtır. Bu kitapları toplatmak değil, bizzat neşrine çalışmak Rusya’nın istikbali için elzemdir” diyerek müsbet kanaatler izhar edilmiş ve nihayet bu bir hafta içinde Omsk Mahkemesi ittifakla Risâle-i Nur’un beraatine ve serbestiyetine karar vermiştir. Bu münasebetle asrın en büyük meselesi Rusya’da da istikrara kavuşmuştur. Muazzez Üstadımız Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin 1950 yıllarında yazdığı bir mektubunda ifade ettiği ki:

“İki dehşetli harb-i umumînin neticesinde beşerde hâsıl olan bir intibah-ı kavî ve beşerin tam uyanması cihetiyle katiyen dinsiz bir millet yaşamaz. Rus da dinsiz kalmaz. Geri dönüp Hıristiyan da olamaz. Olsa olsa küfr-ü mutlakı kıran ve hak ve hakikate dayanan ve hüccet ve delile istinad eden ve aklı ve kalbi ikna eden Kur’ân ile bir müsalaha veya tabi olabilir. O vakit dört yüz milyon ehl-i Kur’ân’a kılıç çekemez.”

Elli beş sene evvel Hz. Üstadımızın yazdıkları ve Lâhikalarda yer alan bu mektubu bilhassa Rusya’daki İslâmî gelişmelerle ortaya çıkmıştır. Hüccet ve deliller hazinesi olan Risâle-i Nur’un Rusya’da intişarı Allah’ın inayetiyle pek sür’atle inkişaf etmiştir. İnşallah bu hadise ile imana muhtaç gönüller aradıkları hakiki teselliye, Nur ve saadete Kur’ân-ı Hakîm’in ezelî hakikatinden fışkıran Risâle-i Nur ile kavuşacaklarına, hadiseler işaret etmektedir.


Mustafa Sungur

yozgatnur66                           YOZGATNUR

Yorum (1) Yorumunuzu eklemeyi unutmayın!

Hayatını, gençliğini, baharı, dünyayı ve güzel şeyleri seven bir

Hayatını, gençliğini, baharı, dünyayı ve güzel şeyleri seven bir insan, nasıl bütün sevgilerini toplayıp Cenab-ı Hakka verebilir?
 


 


Mühim Bir Suâl

Diyorsunuz ki: 'Muhabbet ihtiyârî değil. Hem, ihtiyac-ı fıtrîye binâen, leziz taamları ve meyveleri severim, peder ve vâlide ve evlâtlarımı severim, refîka-ihayatımı severim, dost ve ahbablarımı severim, enbiyâ ve evliyâyı severim, hayatımı, gençliğimi severim, baharı ve güzel şeyleri ve dünyayı severim. Nasıl bunları sevmeyeceğim? Nasıl bütün bu muhabbetleri Cenâb-ı Hakkın zât ve sıfat ve esmâsına verebilirim? Bu ne demektir?'

Elcevap: Dört Nükteyi dinle.

BİRİNCİ NÜKTE: Muhabbet, çendan, ihtiyârî değil. Fakat ihtiyar ile muhabbetin yüzü, bir mahbubdan diğer bir mahbuba dönebilir. Meselâ, bir mahbubun çirkinliğini göstermekle veyahut asıl lâyık-ı muhabbet olan diğer bir mahbuba perde veya ayna olduğunu göstermekle, muhabbetin yüzü mecâzî mahbubdan hakiki mahbuba çevrilebilir.Ve evlâtlarını, o Zât-ı Rahîm-i Kerîmin hediyeleri olduğu için kemâl-i şefkat ve merhamet ile onları sevmek ve muhâfaza etmek, yine Hakka âittir. Ve o muhabbet ise, Cenâb-ı Hakkın hesâbına olduğunu gösteren alâmet ise, vefâtlarında sabır ile şükürdür, me’yusâne feryad etmemektir. 'Hàlıkımın, benim nezâretime verdiği, sevimli bir mahlûku idi, bir memlûkü idi. Şimdi hikmeti iktizâ etti, benden-1-Onlardan biri veya her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına erişecek olursa, onlara sakın 'Öf' bile deme. (İsrâ Sûresi: 23.)

Mâdem peder kimseyi değil, yalnız veledinin kendinden daha ziyâde iyi olmasını ister; ona mukabil, veled dahi pedere karşı hak dâvâ edemez. Demek vâlideyn ve veled ortasında fıtraten sebeb-i münâkaşa yok. Zîrâ münâkaşa, ya gıpta ve hasedden gelir. Pederde oğluna karşı o yok. Veya münâkaşa, haksızlıktan gelir. Veledin hakkı yoktur ki, pederine karşı hak dâvâ etsin. Şederini haksız görse de, ona isyan edemez. Demek, pederine isyan eden ve onu rencide eden, insan bozması bir canavardır.
Hem, peder ve vâlideyi şefkat ile teçhiz eden ve seni onların merhametli elleriyle terbiye ettiren hikmet ve rahmet hesâbına onlara hürmet ve muhabbet, Cenâb-ı Hakkın muhabbetine âittir. O muhabbet ve hürmet, şefkat, lillâh için olduğuna alâmeti şudur ki: Onlar ihtiyar oldukları ve sana hiçbir faydaları kalmadığı ve seni zahmet ve meşakkate attıkları zaman daha ziyâde muhabbet ve merhamet ve şefkat etmektir.-1- âyeti, beş mertebe hürmet ve şefkate, evlâdı dâvet etmesi, Kur’ân’ın nazarında vâlideynin hukukları ne kadar ehemmiyetli ve ukùkları ne derece çirkin olduğunu gösterir.

İKİNCİ NÜKTE
: Tâdâd ettiğin sevdiklerini, sevme demiyoruz. Belki, onları Cenâb-ı Hakkın hesâbına ve Onun muhabbeti nâmına sev deriz.

Meselâ, leziz taamları, güzel meyveleri, Cenâb-ı Hakkın ihsanı ve o Rahmân-ı Rahîmin in’âmı cihetinde sevmek, Rahmân ve Mün’im isimlerini sevmektir. Hem mânevî bir şükürdür. Şu muhabbet, yalnız nefis hesâbına olmadığını ve Rahmân nâmına olduğunu gösteren, meşrû dairesinde kanaatkârâne kazanmak ve mütefekkirâne, müteşekkirâne yemektir.

 
Bediüzzaman Said Nursi

Sözler

 yozgatnur66                           YOZGATNUR

Yorum (yok) Yorumunuzu eklemeyi unutmayın!

Niçin hilafet, bu işe en liyakatli olan Âl-i Beyt üzerinde devam

Niçin hilafet, bu işe en liyakatli olan Âl-i Beyt üzerinde devam etmemiştir.
 


 
 

Eğer denilse: 'Neden hilâfet-i İslâmiye Âl-i Beyt-i Nebevîde takarrur etmedi? Halbuki en ziyade lâyık ve müstehak onlardı.'
Elcevap:
Saltanat-ı dünyeviye aldatıcıdır.
 
 Âl-i Beyt ise, hakaik-i İslâmiyeyi ve ahkâm-ı Kur’âniyeyi muhafazaya memur idiler. Hilâfet ve saltanata geçen, ya nebî gibi mâsum olmalı, veyahut Hulefâ-i Râşidîn ve Ömer ibni Abdülâziz-i Emevî ve Mehdî-i Abbâsî gibi harikulâde bir zühd-ü kalbi olmalı ki, aldanmasın. Halbuki, Mısır’da Âl-i Beyt namına teşekkül eden devlet-i Fâtımiye hilâfeti ve Afrika’da Muvahhidîn hükûmeti ve İran’da Safevîler devleti gösteriyor ki,saltanat-ı dünyeviye Âl-i Beyte yaramaz; vazife-i asliyesi olan hıfz-ı dini ve hizmet-i İslâmiyeti onlara unutturur. Halbuki, saltanatı terk ettikleri zaman, parlak ve yüksek bir surette İslâmiyete ve Kur’ân’a hizmet etmişler.

İşte, bak: Hazret-i Hasan’ın neslinden gelen aktablar, hususan Aktâb-ı Erbaa ve bilhassa Gavs-ı Âzam olan Şeyh Abdülkadir-i Geylânî ve Hazret-i Hüseyin’in neslinden gelen imamlar, hususan Zeynelâbidin ve Cafer-i Sadık ki, herbiri birer mânevî mehdî hükmüne geçmiş, mânevî zulmü ve zulümatı dağıtıp envâr-ı Kur’âniyeyi ve hakaik-i imaniyeyi neşretmişler, cedd-i emcedlerinin birer vârisi olduklarını göstermişler.

Bediüzzaman Said Nursiyozgatnur66                           YOZGATNUR
 
Mektubat

 

Yorum (yok) Yorumunuzu eklemeyi unutmayın!

Hz. Ali (r.a.) ve Gavs-ı Azam, niçin Risale-i Nur’a çok bü

Hz. Ali (r.a.) ve Gavs-ı Azam, niçin Risale-i Nur’a çok büyük bir kıymet ve ehemmiyet vermektedirler?
 

Sekizinci Remiz

Bu remzin beyanından evvel en mühim, iki suale cevap yazılacak.

Birinci sual: Bütün kıymettar kitaplar içinde Risale-i Nur, Kur’ân’ın işaretine ve iltifatına ve Hazret-i İmam-ı Ali’nin (r.a.) takdir ve tahsinine ve Gavs-ı Azamın teveccüh ve tebşirine veçh-i ihtisası nedir? O iki zâtın kerametle Risale-i Nur’a bu kadar kıymet ve ehemmiyet vermenin hikmeti nedir?

Elcevap: Malûmdur ki, bazı vakit olur, bir dakika, bir saat; ve belki bir gün, belki seneler kadar; ve bir saat, bir sene, belki bir ömür kadar netice verir ve ehemmiyetli olur. Meselâ, bir dakikada şehid olan bir adam, bir velâyet kazanır. Ve soğuğun şiddetinden incimad etmek zamanında ve düşmanın dehşet-i hücumunda bir saat nöbet, bir sene ibadet hükmüne geçebilir.

İşte, aynen öyle de, Risale-i Nur’a verilen ehemmiyet dahi, zamanın ehemmiyetinden, hem bu asrın şeriat-ı Muhammediyeye (a.s.m.) ve şeâir-i Ahmediyeye (a.s.m.) ettiği tahribatın dehşetinden, hem bu âhirzamanın fitnesinden eski zamandan beri bütün ümmet istiâze etmesi cihetinden, hem o fitnelerin savletinden mü’minlerin imanlarını kurtarması noktasından, Risale-i Nur öyle bir ehemmiyet kesb etmiş ki; Kur’ân ona kuvvetli işaretle iltifat etmiş. Ve Hazret-i İmam-ı Ali (r.a.) üç kerametle ona beşaret vermiş. Ve Gavs-ı Azam (r.a.) kerametkârâne ondan haber verip tercümanını teşci etmiş.

Evet, bu asrın dehşetine karşı taklidî olan itikadın istinad kaleleri sarsılmış ve uzaklaşmış ve perdelenmiş olduğundan, her mü’min, tek başıyla dalâletin cemaatle hücumuna mukavemet ettirecek gayet kuvvetli bir iman-ı tahkikî lâzımdır ki dayanabilsin. Risale-i Nur, bu vazifeyi en dehşetli bir zamanda ve en lüzumlu ve nazik bir vakitte, herkesin anlayacağı bir tarzda, hakaik-i Kur’âniye ve imaniyenin en derin ve en gizlilerini gayet kuvvetli bürhanlarla ispat ederek, o iman-ı tahkikîyi taşıyan hâlis ve sadık şakirtleri dahi, bulundukları kasaba, karye ve şehirlerde, hizmet-i imaniye itibarıyla âdetâ birer gizli kutup gibi, mü’minlerin mânevî birer nokta-i istinadı olarak, bilinmedikleri ve görünmedikleri ve görüşülmedikleri halde, kuvve-i mâneviye-i itikadları cesur birer zâbit gibi, kuvve-i mâneviyeyi ehl-i imanın kalblerine verip mü’minlere mânen mukavemet ve cesaret veriyorlar.

Bediüzzaman Said Nursi
 
Şualar

 
yozgatnur66                           YOZGATNUR

Yorum (yok) Yorumunuzu eklemeyi unutmayın!

Görüntülü Nur Dersleri

 
Görüntülü Nur Dersleri
 
 

Mustafa Sungur Ağabeyden Hatıralar (audio)

Açıklama

Süre (dk.)

Download

M. Sungur Ağabey'den Hatıralar -1

47

5.8 Mb

indir

M. Sungur Ağabey'den Hatıralar -2

47

5.8 Mb

indir

M. Sungur Ağabey'den Hatıralar -3

47

5.8 Mb

indir

M. Sungur Ağabey'den Hatıralar -4

47

5.8 Mb

indir

M. Sungur Ağabey'den Hatıralar -5

47

5.8 Mb

indir

M. Sungur Ağabey'den Hatıralar -6

44

5.8 Mb

indir

 

Nur Aleminin Bir Anahtarı (audio)

Açıklama

Süre (dk.)

Download

Hüve Nüktesi Hakkında Bir Mektup

1

122 Kb

indir

Hüve Nüktesi Hakkında Bir Mektup 2

1

174 Kb

indir

H ü v e N ü k t e s i

12

1.5 Mb

indir

Hüve Nüktesi Hakkında Bir Açıklama

1

113 Kb

indir

Otuzuncu Söz Zerreler Bahsinden Birinci Nokta

14

1.8 Mb

indir

Otuzuncu Söz Zerreler Bahsinden İkinci Nokta

6

800 Kb

indir

Otuzuncu Söz Zerreler Bahsinden Üçüncü Nokta

15

1.8 Mb

indir

Medresetüzzehra Erkanlarına Verilen Bir Dersin Hülasası

19

2.4 Mb

indir

Hüve Nüktesi Hakkında Bir Mektup 3

11

1.4 Mb

indir

Ondördüncü Söz'ün Zeylinden Bir Parça

5

640 Kb

indir

Muazzez Üstadımızın Bir Mektubu

7

900 Kb

indir

Nur Aleminin Bir Anahtarının Bir Haşiyesi

8

1 Mb

indir

Üstadımız Said Nursi Hazretlerinin Tarihçesiyle Alakalı Bir Açıklama

14

1.7 Mb

indir

Medine-i Münevvere'de Bulunan Bir Zatın Mektubu

7

940 Kb

indir

Nur Aleminin Bir Anahtarı Kitabı Muhtevası Hakkında

3

400 Kb

indir

 

Mevlüdler (audio-video)

Açıklama

Süre (dk.)

Download

Elazığ Mevlüdü -1

59

15 Mb

indir

Elazığ Mevlüdü -2

72

19 Mb

indir

Karadağ Mevlüdü

110

29 Mb

indir

 

Hatıra - Ders (audio-video)

Açıklama

Süre (dk.)

Download

Mevlid Kandili 2004

101

25 Mb

indir

Dr. Rauf Hatıralar

30

7,7 Mb

indir

Bediüzzaman Belgeseli

30

7,7 Mb

 

yozgatnur66 

 

Yorum (yok) Yorumunuzu eklemeyi unutmayın!

Sitene Ekle

Kur'an Hatim Programı <