Risale-i Nur Külliyatında Arama ve Araştırma
.:YOZGATNUR66:. Aklını Doğru Kullan Huzur Bul!

50-

Muhammed Numan 37 Takipçi | 0 Takip

Ey bu vatan gençleri! Firenkleri taklide çalışmayınız! Âyâ, Avrupa'nın size ettikleri hadsiz zulüm ve adavetten sonra, hangi akıl ile onların sefahet ve bâtıl efkârlarına ittiba edip emniyet ediyorsunuz? Yok! Yok! Sefihane taklid edenler, ittiba değil, belki şuursuz olarak onların safına iltihak edip kendi kendinizi ve kardeşlerinizi i'dam ediyorsunuz. Âgâh olunuz ki, siz ahlâksızcasına ittiba ettikçe, hamiyet davasında yalancılık ediyorsunuz!.. Çünki şu surette ittibaınız, milliyetinize karşı bir istihfaftır ve millete bir istihzadır!.. Lem'alar ( 120 )

50-

Herkes Okusun Diye Uygun Fiyatlara Risale-i NurKülliyatları

Kategorilerim

Okumak İstediklerim

Risale-i Nur

ilmihal

Nurcular

Makaleleri

Haberler

Nokta-i Nazar

itirazlara Ceveplar

Vecizeler

Gayr-i Münteşir

Diğer İçeriklerim (2596)
Tüm içeriklerim

Takipçilerim (37)

Mutluluğun Formülü

2015-04-01 13:58:00

1.YALAN KONUŞMAYACAKSIN. 2. HARAM YEMEYECEKSİN. 3. KİMSENİN AHINI ALMAYACAKSIN. 4. VEFASIZLIK YAPMAYACAKSIN. 5. HASEDİNİ KONTROL EDEBİLMEK İÇİN ONA DEVAMLI DUA EDECEKSİN.(KİME HASED EDİYORSAN). 6. DUA’YI BIRAKMAYACAKSIN. 7. SILA-İ RAHMİ KESMEYECEKSİN. 8. BEN MERKEZLİ YAŞAMAYACAKSIN. 9. NİÇİN YAŞADIĞINA SAMİMİ CEVAP ARAYACAKSIN. 10. ÜZERİNDE HAKLARI OLANLARIN GÖNÜLLERİNİ ALARAK HAKLARINI HELAL ETTİRECEKSİN. 11. KENDİNE MADDİ VE MANEVİ YATIRIM YAP VE KIYMET VERECEKSİN. 12. GIYBETTEN, İFTİRADAN VE BUNLARA ALET OLMAKDAN KOĞUCULUKTAN, VESİLE OLMAKTAN UZAK DURACAKSIN. 13. SUİZANDAN ŞİDDETLE KAÇINACAKSIN. 14. HAYALİNE HAKİM OLACAKSIN. 15. GURUR, KİBİR, HASED, BEN MERKEZCİLİKDEN, YE’S DEN, KORKULARINDAN UZAK DURACAKSIN. 16. TEFEKKÜR EHLİ OL, TESLİM EHLİ OL. 17. KENDİNİ KEŞFETMEYE ENFÜSİ SEYAHATLER YAP. 18. ALLAH’A SUİZAN YAPMA. 19. EVRADLARINI SAKIN BIRAKMA. 20. NAMAZINI VAKTİNDE KIL AKABİNDE TESBİHATINI UNUTMA. 21. ‘’ŞEFKATE MUHTAÇ OLACAK KADAR İNSANLARA ŞEFKAT YAPMA’’ (Hadis).  22. KENDİ DİMAĞINI VE KALBİNİ ENFÜSÜNÜ TAHRİP EDECEK, KALDIRAMAYACAĞIN HABERLERİ DİNLEME. 23. DÜNYADA MİSAFİR GİBİ OL. 24. VER VERMEYE ALIŞ CANINI RAHAT VERİRSİN. 25. SÖZÜNDE DUR, HER DOĞRUYU HER YERDE DEME. 26. ACIMASIZ DÜŞMANLARIN OLAN ŞEYTAN VE NEFİSİNİ UNUTMA. 27. ZİKİR EHLİ VE İLİM EHLİ OL. 28. MADDİ MANEVİ İSRAFLARDAN KAÇIN (YANİ HAYALİNİ BİLE İSRAF ETME). 29. ÖZEL HAYATINDA MUTEDİL OL. 30. BELAGAT EHLİ OL YOKSA DOSTLARINI KAÇIRIRSIN, ADALET YAPIP EŞİT DAVRANMA HAK SAHİBİNE RİYAKATA GÖRE DAVRAN YOKSA EŞİT DAVRANMAK ADALET DEĞİL ZULUMDÜR. 31. KİMSEYE NAZLANMA NAZ YAPMA (HELE ALLAH’A SAKIN NAZ YAPMA). 32. ZİLLETTEN UZAK DUR, İZZETİ NEFSİNİ KORU, VAKARINI BIRAKMA. 33. ACELECİ OLMA, SABIRLI OLMAYA &Cc... Devamı

[G.M.] Mehmed Feyzî’nin mektubundan

2015-03-31 09:30:00

Kastamonu’nun Küçük Husrev’i Mehmed Feyzî’nin mektubundan bir parçadır.     بِاسْمِه۪ سُبْحَانَهُ وَ اِنْ مِنْ شَئٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِه۪ اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَ رَحْمَةُ اللّٰهِ وَ بَرَكَاتُهُٓ اَبَدًا دَٓائِمًا   Çok sevgili Üstâdım, Bu ihtiyâr, sahtekâr bid‘akârlara mukābil, Risâle-i Nûr’dan tam ders alan münevver, takdîrkâr, bahtiyar gençlik dahi böyle söylüyor:   Ma‘neviyât denizinin coşkun ve kükremiş mevceleri ortasında, çok bîçârelerin sarsılmış ve kuvvetini kaybetmiş îmânının yegâne kurtuluş gemisi ve o geminin hedef ittihâz edeceği Risâle-i Nûr’un, inkâr edilmeyecek kadar bir kudretle nûrlandırdığı saadet-i ebediye perestişgâhının yine parlak nûrudur.   Onun içinde maddiyâttan ziyâde, rûhiyâtın tecellîsi her bir sahîfesinde kāri’lerin vâzıhan gördüğü burada, dünyada, gafletle kendilerinden geçenler ve âdetâ ölümü hiç olmak gibi en aşağı bir mertebeye kadar indiren gāfil yolcular ve böylelikle zulmet âleminde misafir olduklarını hâlâ sezemeyen bedbahtlar, Risâle-i Nûr’un aydınlattığı yollara nazarlarını çevirdikleri zaman, kabrin bir saadet-i ebediye kapısı, ölümün de yok olmak değil, saadet-i bâkiyeye vâsıl olacağını bihakkın gösteren bir hidâyet kaynağı olduğunu anlayacaklar. Belki de kalblerinin ücra bir köşesinde bî-haber olarak saklı kalan zayıf îmânlarının sönük ziyâsını Risâle-i Nûr’un nûruyla parladığı anda, fânî âlemlerin fân&icir... Devamı

Sedd-i Taassub

2015-03-29 20:27:00

Sedd-i Taassub   “Zaman bir büyük müfessirdir; kaydını izhar etse, itiraz olunmaz.[1]” Bu söz zamanın icrat sayfalarından ibaret olan tarihin sayfalarında kendisi izhar edip açığa çıkmaktadır. Zamanın muktezasınca hatt-ı hareket etmeyen kimseler zamanın çarkları arasında ezilip mahvolmaya mahkumdur. Bundan kaçış söz konusu değildir. Bizler ise ehl-i sünnet ve cemaat olan nur talebeleri de hizmetimizin istikametini muhafaza ve müdafa etmekle mükellef ve muvazzafız.   Bu vazifeyi ifa ederkende sakadat bizler için olmazsa olmaz olan bir esastır. Sadakat denildiği tarif edildiği gibi yapılmasıdır. Kendisine insanın bir hedef tayin edip o maksada müteveccihen hareket etmelidir. Bu hareketin neticesi kader, hadiselerin meydana gelmesi kazadır. Bizim hizmette ihtiyarımızı kullanmamız ise atâ olmaktadır.   Risale-i Nur Hizmeti Kimsenin Babasının çiftliği değildir. Bu sebeple kendin pişir kendin ye tarzında bir hizmet olmaz. Ama yapanlar var denirse ona da derim ki o Nur hizmeti olmaz kendi halinde bir şey olur. Bir nevi lokal hizmeti gibi. Risale-i Nur Hizmetini bize bırakan ahirzaman müezzini Bediüzzaman Said Nursi (k.s.) bu hizmetin düsturlarını Lâhika mektubları olarak belirlemiştir. Bu Lâhika mektubları ise ahirzamanda istikametli hizmetin esaslarını, yöntemini, tarzını, şeklini göstermektedir. Barla ve Emirdağ Lâhikasının taktim kısmını her bir cümlesi yer yer kelimesi altı çizilerek “dikkatve tefekkürle devamlı olarak okumak.. [2]” kıymetinde olan mehazlerden mürekkebdir.               Lâhika mektubları Ahmetin Mehmete yazdığı mektublar değil ahirzamanın hizmetinin tarzıdır, metodudur, mihengidir, tarzıdır, usulüdür. Bakın bu taktimin en son cümlesi ne diy... Devamı

[G.M.] Kahraman Zübeyr’in Kocatepe Gazetesi’ne verdiği cevabdır.

2015-03-24 21:17:00

439/449 (Kahraman Zübeyr’in Kocatepe Gazetesi’ne verdiği cevabdır.)                Bediüzzaman Said-ün Nursî gibi realizmin yüksek bir feylesofu olan bir dâhî hakkında vereceğiniz bir malûmattan memnun kalmış, sevinmiştik. Bu husustaki merak ve tecessüsle takib edeceğimiz yazılarınızı sabırsızlıkla bekliyorduk.   29 Teşrin-i Evvel 948 tarihli nüshanızda ilk yazınızı okuyunca müteessir olmakla beraber, bu ehemmiyetli âlemşümul hâdisenin içyüzüne vâkıf olmadan sathî bir malûmat eseri olan yazılarınızı sütunlarınızda neşrettiğinize hayret ettik. Zira biz gazeteyi realiteyi tahrif veya tahvil etmeden motomot (aynen) efkâr-ı umumiyeye arzeden bir neşir vasıtası olarak biliyoruz ve böyledir. Şimdi yazılarınızdaki yanlışları sırasıyla takdim ediyoruz:   1-Said-ün Nursî’nin şöhreti “Bedi’zaman” değildir, “Bediüzzaman”dır.   2-Bediüzzaman Denizli’ye nefyedilmemiştir. Orada sadece beraetle neticelenen muhakemesi yapılmıştır.   3-Bediüzzaman Denizli ve Isparta’da mahkûm edilmemiştir. Bilakis masumiyeti güneş gibi aşikâr olarak beraet ettirilmiştir.   4-Şeyh diye, tarîkat tesis eden ve tarîkat dersi verene denir. Bediüzzaman’ın tarîkatla ilgisi olmadığı mahkemelerde isbat edilmiştir. Bu itibarla Bediüzzaman şeyh değildir. Onun eserleri vardır. Cem’iyeti eserleriyle irşad etmiş ve etmektedir. Eser veren bir kimseye de müellif denir. O hârika eserleriyle dâhî bir müellif olarak büyük bir şöhret ve değere mazhar olmuştur.   5-Mürid tabiri de, şeyhle talebesi mabeynindeki bir ıstılahtır. Bediüzzaman’la mahkemeye ve... Devamı

Dağın Yürüdüğünü Duyarsanız İnanın

2015-03-24 18:37:00

Dağın Yürüdüğünü Duyarsanız İnanın     Yaş kırka baliğ olduğunda iyi olsun, kötü olsun ve nasıl bir ahlâk olursa olsun rüsuh peyda eder, meleke haline gelir, daha terki mümkün olmaz. [1] Bu dünya hayatına gelen her insanın yolculuğu Kal-u Belâdan başlamıştır. Orada hazırun olarak tüm ruhlar bulundu. İnsan bir yolcudur. Sabavetten gençliğe, gençlikten ihtiyarlığa, ihtiyarlıktan kabre, kabirden haşre, haşirden ebede kadar yolculuğu devam eder.[2]             Rahm-ı mader olan ana rahmine intikal eden insan, çocukluk, gençlik, ihtiyarlık, kabir, haşir Cennet Cehennem rotalı bir yol haritası var. Kimisi bu haritanın her yerine uğrar kimisi bazı yerleri atlayıp direk kabre gider. Bu hadise ile yol haritası herkesin farklı olduğunu uzun kısalıkta anlamaktayız.             Sabavet olarak tabir edilen 3. Viraj olan yolculukta insan olarak yaratılan mahluka çevreden müdahalelerle insanlıktan beşeriyete indirgenir. Yani fıtratı bozulmaya/değişime tabi tutulur. Bozulma ile fıtrata müdahale olur. Bu müdahaleler insanın özünü bozmakta.             Çocuk çevresinden sürekli olarak bir şeyler öğrenir ve kendisine bir renk verir. Sanki bir cd gibidir. Sürekli her şey ve her yer o cd’ye yazılım yapmaktadır.             Bu cd’nin nerede ise tam doluluk oranına ulaşma zamanı vardır. Kapasite dolmaya yaklaşınca artık bize ikazlar vermeye başlar. Çeşitli zamanda ikazlar vererek hafıza doluluk oranını belirtecektir. Bu doluluk iyi veya kötü nasıl olursa olsun ekseriya 40 senedir. Bu süre içerisinde cd’ler yazı... Devamı

Risale-i Nurun tercümesi kolay değil, çünkü...

2015-03-20 15:12:00

Risale-i Nurun tercümesi kolay değil, çünkü... Rotterdam İslam Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmed Akgündüz, “Risale-i Nurun Tercümesinde Karşılaşılan Problemler ve Uyulması Gereken Kriterler”i kaleme aldı. 1- Risale-i Nuru Tercüme işi bir istihdam meselesidir Önemle ifade edelim ki, Risale-i Nuru tercüme etmek ilim ve ehliyetin yanında ilahi bir istihdam meselesidir. Bunu biraz açalım: Hanefi fıkıh kitapları içinde çok sayıda telif edilmiş ve daha düzenli eserler bulunmaktadır; ancak Kuduri’nin Muhtasar isimli ve Kitab diye meşhur olan eseri asırlarca ders kitabı olarak tercih edile-gelmiştir. Aynı şey, İmam Gazali’nin İhyâ’u Ulûmid-Din adlı eseri için de geçerlidir. Üzerinden bin yıl geçmesine rağmen hala Müslümanların tamamının el kitabı olarak devam etmektedir. Bu hakikatı, kendisine sorulan “Neden senin eserlerin Bediüzzaman’ın eserleri gibi her yerde ve her grup insan arasında okunmuyor?” soruya Ömer Nasuhi Bilmen’in verdiği “Onun kulağına üfleyen vardı; ben kesbî ilmimle kalemimi oynattım” şeklindeki cevabı daha net açıklamaktadır. Aynı şey Risale-i Nurun tercümesinde de geçerlidir. Mesela, kendisi aslında Biyoloji Öğretmeni olan İhsan Kasımî Ağabey Nurların Arapçaya tercümesinde istihdam edilmiştir. Molla Zahid ve Prof. Ramazan Buti gibi allameler, bu konuda büyük gayretler göstermişler ise de, kabule mazhar olan İhsan Ağabeyinki olmuştur ve o tercüme bütün aleme yayılmaya başlamıştır. İnglizce tercümede ise Şükran Vahide ablamızın istihdam edildiğine inanıyorum. Başka tercümeler mevcuttur ve emeği geçen herkesi tebrik ediyoruz; ancak Onuncu Sözün İngilizce tercümesini Şükran Ablanınkinden oku... Devamı

Nurettin Yıldız ve İsmail Mutluya Bediüzzamanın Talebesi Abdulka

2015-03-17 18:39:00

Nurettin Yıldız ve İsmail Mutluya Bediüzzamanın Talebesi Abdulkadir BADILLI ağabeyden Reddiye       Bediüzzaman Said Nursi hazretlerinin talebelerinden Abdulkadir Badıllı Nurettin Yıldız ve İsmail Mutlu’nun yaptığı bazı açıklamalara reddiye yazdı.   Birincisi kem ayarların diyarından gelen cahilane vızıltılar ve cehli mutlak olan vızıltıların biri kendini yegane fetva emini sayanNurettin Yıldız isimli bir şahıs.   İkincisi de yıllardan beri izinsin haksız bir tarzda risale-i nurlara fuzuli ve alakası olmayan bazı konuları ekleyerek satıp onun ile geçinen ve kendini hülyalarla allame sayan kangallı İsmail Mutlu adlı bir kimse.   Birinci cehaletli vızıltı sahibi olan şahıs ‘fetvameclisi.com’ isimli sitesinde kendisine yöneltilen Kuranda Risalelere İşaret Var mı? Sualine cevaben  demiş ki : Ciddi olalım; Kur’an’ımız Abdullah’ın oğlu Muhammed aleyhisselamdan başkasını göstermemiştir. Gerisi hüsnü kuruntudur.   El Cevab: Kuranı hakaiki ile dekaiki ile bilen ve kainatı içine alan esrarından haberdar olan bir kimse böyle gözünü kapatıp cetvel kalem cahilane ağız etmez. Hususiyle Hz. Bediüzzaman Said Nursi Birinci Şua risalesini ve diğer gaybi işaretleri dile getiren 8. – 18. – 28. Lemaları ve 8. Şuaı ve Sırrı İnna Ataynasını haberlerini ve maksatla hangi gaye ile nasıl bir çerçevede yazdığını dikkatle okuyup inceleyen bir kimse böyle bir reddi ve itiraza asla tevessül etmez.   Bediüzzaman hazretleri şu bahsi yapılan esrarı gaybiyenin yazılış sebeplerini ve hangi mana ve makamında yazdığını şöyle beyan eder :   “Ve o risalede biz demiyoruz ki, ayatın mana-yı sarihi budur. Ta hocalar ... Devamı

Tashihat ve Ehemmiyeti

2015-03-10 19:16:00

Tashihat Vazifesinde Bizzat Üstad Hazretleri çalışmışdır Harb-i Umumî'de fariza-i cihadda avcı hattında ne kadar fırsat buldumsa kalbime tulû' eden nükteleri yazıyordum. Derelerde, dağlarda hücum ederken kaydederdim. Fakat o acib ayrı ayrı haletlerin tesiriyle çeşit çeşit olmasından tashih ve ıslah edilmesine çok ihtiyaç varken, benim kalbim tebdil ve tağyirine razı olmadı.                                                                                                                                              (Emirdağ - 2 - 90)   Şu sünuhatım eğer tefsirlere muvafık ise, nurun alâ nur; şayet muhalif cihetleri varsa, benim kusurlarıma atfedilebilir. Evet tashihe muhtaç yerleri vardır, fakat hatt-ı harbde büyük bir ihlas ile, şehidler arasında yazılıp giydirilen o yırtık ibarelerin tebdiline (şehidlerin kan ve elbiselerinin tebdiline cevaz verilmediği gibi) cevaz veremedim ve kalbim razı olmadı. Şimdi de razı değildir, çünki o zamandaki ihlas ve hulûsu şimdi bulamıyorum. (Haşiye-2): Yeni Said, Risale-i Nur'daki hakikî ihlas ile yine o ihlası buldu. Yeni Said, aynı ihlas ile baktı, tashih ... Devamı

Bediüzzaman ve Ali Haydar Efendi

2015-03-10 13:41:00

Bediüzzaman Said Nursi ve Ali Haydar Efendi   (İstanbul’da Risale-i Nur Şakirdlerine Gönderilen Bir Mektubdur.) بِاسْمِهِسُبْحَانَهُ          Aziz, sıddık kardeşlerim Hâfız Emin, Seyyid Şefik, Hoca Mustafa!               Evvelâ: Geçen Leyle-i Beraetinizi ve gelen Ramazanınızı tebrik ederiz.               Sâniyen: Risale-i Nur şakirdlerinin dairesindeki uhrevî kazanç cihetinde manevî şirket hesabına ve her birisi umumun defter-i a’maline hasenat yazdırmak noktasındaki faaliyete ve çalışmaya Isparta ve Kastamonu gibi İstanbul şakirdleri ve Risale-i Nur ile alâkadarları dahi bu iştiraktan gelen pek büyük kazanca girişsinler.               Sâlisen: İstanbul büyük âlimlerinden ve kıymetli vaizlerinden Risale-i Nur hesabına bir meded, bir yardım, bir takdir ve tahsin bekliyorduk. Başta merhum fetva emini Ali Rıza olarak bir kısım mübarek zâtlar takdir ve tahsinleriyle bizleri yani Risale-i Nur şakirdlerini ebedî minnetdar ve müteşekkir eylediler. Cenab-ı Hak onlardan ebeden razı olsun. Hususan yeniden haber aldık ki, meşhur ve hakikatlı ve kıymettar ve tesirli vaiz ve âlimlerden Mahmud Efendi ve Ali Haydar Efendi Risale-i Nur’un ehemmiyetini tam takdir ederek bizleri pek çok mesrur edip, bizi himaye eden merhum Ali Rıza Efendi’nin zevalindeki acıyı izale ettiler. Biz şakirdler dahi o zâtları bu mübarek günler ve gecelerdeki manevî kazançlarımıza hissedar edeceğiz. Bizim tarafımızdan o kıymetdar zâtlara çok arz-ı hürmet ve selâm ve selâmetlerine duamızı tebliğ ediniz. Oradaki o iki z... Devamı

Pişmanlık ve Desiselere Kapılmak

2015-03-04 10:30:00

Pişmanlık ve Desiselere Kapılmak SUAL: İşte bu hakîkata binaen “Senin yüzünden bu belâyı çektik” diye minnet etmeyiniz. Belki beni helâl ediniz. Ve bana dua ediniz. Hem birbirinizi tenkid etmeyiniz. Demeyiniz ki: “Sen böyle yapmasaydın, böyle olmayacaktı.” Meselâ, bir kardeşimiz iki üç imza sahibini söylemesiyle, müfsidlerin pek çok zâtları belâya atmak için düşündükleri plânı küçültüp, çoklarını kurtarmış. Değil zarar, belki büyük menfaat olmuş. Çok mâsumların bu belâdan kurtulmasına bir vesile oldu. 1-imza meselesi nedir? 2-bazı şahıslar suçlanmış mı hapise girmek sebebiyle? elcevap: 1- Burada dar ve geniş daire farkını bilmek ve ayırt etmek öncelikle elzemdir.   a) dar daire Risale-i nur dairesi olup daha dar dairesi ise risalelerin esasatıyla alem eden esasatını muhafaza eden haslar, talebeler dairesidir. şahsi hukuka bakar.   b) geniş daire risalelerin dairesi haricidir. umumi hukuktur. umumi hukuk hukukullah hükmüne geçer.   Bu kısa izahtan sonra "bütün kuvvetleriyle Kur'anın hizmetine çalışan Nur şakirdlerinin geniş bir imha plânından ve elîm ve dehşetli bir beladan ve Denizli hapsinden kurtulmalarına tevafukla, bir mana-yı remzî ile onlara da bakar. Asa-yı Musa ( 86 )"   o çok geniş daireyi Osmanlı memleketinde gördüğünü şöyle  Emirdağ Lahikası-2 ( 113 )   ... dinsiz felsefenin bataklığındaki nursuz prensipler, edebsiz edib ve feylesofların fikir ve ideolojileri; gizli komünistler, farmasonlar, dinsizler tarafından telkin ediliyor ve çok geniş bir çapta tedris ve talime çalışılıyordu.  ... Devamı

Ekmeleddin ihsanoğluna dair..

2015-02-26 14:19:00

http://www.yeniasya.com.tr/gundem/demokrat-nur-talebelerinden-kamuoyuna-duyuru_179192   Yeni Asya Nur Cemaatinin iradesi, her bir Nur Talebesinin baskıdan azade hür oyları ile teşekkül eden Umumî Meşveret Heyetinin kararı olarak tecelli eder. Cemaat şahs-ı manevîsinin maddî vücudu hükmünde olan meşveretin cumhurbaşkanlığı seçimi konusundaki iradesi, adaylardan Prof. Dr. Sayın Ekmeleddin İhsanoğlu’nun desteklenmesi şeklinde tecelli etmiştir. KAMUOYUNA DUYURU Aziz Milletimiz! Yeni Asya Nur Cemaati, millet hâkimiyetini sağlayan, hür iradeyi istibdat ve tahakküm belâsından kurtaran ve demokrasinin de ruhu olan meşvereti kabul edip tatbik eden bir cemaattir. Bu cemaatin iradesi, her bir Nur Talebesinin baskıdan azade hür oyları ile teşekkül eden Umumî Meşveret Heyetinin kararı olarak tecelli eder. Cemaat şahs-ı manevîsinin maddî vücudu hükmünde olan meşveretin cumhurbaşkanlığı seçimi konusundaki iradesi, adaylardan Prof. Dr. Sayın Ekmeleddin İhsanoğlu’nun desteklenmesi şeklinde tecelli etmiştir. Bu tercihi etkileyen unsurlar ve gerekçeler şunlardır: Özü baskı, keyfî muamele, zorbalık olan ve tek kişi veya bir zümrenin isteklerine dayandığından suistimallere gayet uygun bir ortam hazırlayan istibdadın her türüne karşıyız. Sultanlı, tek parti-tek adamlı ve apoletli dönemlerden sonra demokrasi elbiseli, muhafazakar-dindar görünümlü yeni bir istibdat dönemini de kabullenemeyiz. Tek Parti döneminde bile düşünülemeyen “Risale-i Nur’un devlet tekeline alınma niyet ve girişimleri”ne bütünüyle karşıyız. Cehalet ve bağnazlığın, körü körüne itaat alışkanlığının “ağalık ve tahakküm” hastalığını yeniden dirilttiğini görerek, İslâm&rsq... Devamı

Risale-i Nurun Dersinin Dinleyende Tesir Etmesinin 5 Şartı Şunla

2015-02-23 14:24:00

Risale-i Nurun Dersinin Dinleyende Tesir Etmesinin 5 Şartı Şunlardır: o hakaik-i İlahiye ve o hakaik-i kevniyeyi beyandan sonra ve safa-yı kalb ve tezkiye-i nefisten sonra ve ruhun terakkiyatından  ve aklın tekemmülünden sonra beşerin ukûlü "Sadakte" deyip o hakaikı kabul eder. Envar & ihlas Nur Neşriyat - Sözler ( 406 ) ... Devamı

Risaleleri Tenkid Edememeleri

2015-02-23 08:47:00

Risaleler, umumiyetle pek çok intişar ettiği halde, en büyük âlimden tut, tâ en âmi adama kadar ve ehl-i kalb büyük bir veliden tut, tâ en muannid dinsiz bir feylesofa kadar olan tabakat-ı nâs ve taifeler o risaleleri gördükleri ve okudukları ve bir kısmı tokatlarını yedikleri halde tenkid edilmemesi ve her taife derecesine göre istifade etmesi, doğrudan doğruya bir eser-i inayet-i Rabbaniye ve bir keramet-i Kur'aniye olduğu gibi, çok tedkikat ve taharriyatın neticesiyle ancak husul bulan o çeşit risaleler, fevkalâde bir sür'atle, hem idrakimi ve fikrimi müşevveş eden sıkıntılı inkıbaz vakitlerinde yazılması dahi, bir eser-i inayet ve bir ikram-ı Rabbanîdir. Sikke-i Tasdik-i Gaybi ( 236 ) Devamı

Ehli Sünnet İnanışı Ve Vehhabilerin İthamlarına Reddiye

2015-02-22 09:40:00

Birinci harbi umumiden ve hilafetin kaldırılmasından sonra özellikle İngilizlerin; gerek Türkiye de gerek İslam aleminde İslamiyet’i sünnet ve cemaatle muhafaza eden ve ehli sünnet ve cemaat denilen, Müslümanların % 90‘ını teşkil ve İslamiyet’in ana ekseni olan inanışı tahrip etmeye yönelik planlı icraatlarının (medreselerin kapatılması, tarikatlara bid’aların sokulması, hakiki susturulmaya çalışılması gibi) son yıllarda menfi tezahürleri maalesef artmaya başlamıştır.   Bu cümleden olarak özellikle Arap aleminde ve kuzey Afrika’da harici vehhabi zihniyete sahip dışlayıcı, sığ, tekfirci, ilmi derinliği ve geleneği olmayan katı zahirci Müslümanların ve örgütlerin çoğaldığı ve tesirlerini artırdığı aşikar bir şekilde görülmektedir. Bu zihniyet ve davranışları ittihadı İslam’a fevkalade zarar verdiği gibi hakiki İslamiyet’i dünyaya tanıtmaya da perde olmaktadır.   Son yıllarda bu zihniyet sahiplerinin bizim ülkemizde de tesirlerini artırdıkları ve özellikle de Rısale-i Nura ve üstadımıza da planlı ve bilinçli bir şekilde taarruz ettikleri, bu iddia ve iftiraların cemaatimize ve kardeşlerimize ulaştığı, onları bazen şüpheye düşürdüğü veya cevap verme noktasında çaresiz kaldıkları pek çok örnekle müşahede edilmiştir. Risale-i Nur gerçi ehl-i imanla mübareze etmez dinsizlik ve zındıka ile mücadele eder. Fakat bu itirazlara ve ithamlara cevap vermemizi üstadımızda mektuplarında tavsiye ediyor.   İşte bu çalışma hem bu ithamların en önemlilerine cevap vermek hem  ehli sünnet itikadını Türkiye’de Risale-i Nur’un muhafaza ve temsil ettiğini göstermek hem ehli sünnet inanışının esaslarını cemaatimize ders vermek ve bu noktada onları şuurlandırmak için yapılmı... Devamı