.:YOZGATNUR66:. Aklını Doğru Kullan Huzur Bul!

RİSALE

50-

Eyüp EkmekçiMüellif mi Olalım? Nura Hadim mi?

2017-05-16 08:01:00

Müellif mi Olalım? Nura Hadim mi?     Hazret-i Üstadımızdan en fıtri bir ders alan veyedi yaşından ve onüç yaşından itibaren istibdad-ı mutlak devrinden başlamak üzere Nur Erkanları ve hizmeti içinde bulunan Üstadımızın mutlak vekili Hüsnü Bayramoğlu Ağabey,azami sadakatın bir ifadesi olarak "Nur talebesi kalemini kırar." tabirini kullandı. Malumunuz hesab-ı cari hakkında üç şeyden bahsediliyor. Umuma, ümmete faydalı bir eser(kitap);   İkincisi hayırlı bir evlat;   Üçüncüsü hayırlı hizmetlere medar bir akar bırakmak. Vefattan sonra da kıyamete kadar amel defterinin açık olmasına medar vesileler. Peygamber(A.S.M) bir Hadis-i Şerif'inde:"Ben nasın en sehisiyim(yani cömerdi). Benden sonra o ahirzamanda gelecek zattır." buyuruyor. Hatta bol bol dağıtacakmış;"daha isteyen yok mu diye ilan edecekmiş."diye rivayetler var.  Risale-i Nur Kur'anın malıdır buyuruyor Hazret-i Üstad. Benim ne haddim var ki ona sahip olayım buyuruyor. Yani beşer karihasından çıkacak bir eser değil. İşte bu Kur'anın manevi muc'izesi olan asrın zulümatını dağıtıp imanı, İslamiyeti en azam mertebeden ders veren manevi mu'cize-i Kur'an için talebelerine,kendi te'lifi gibi tesahub etme kapısını açıyor. Yani halis ve sadık bir nur talebesi Risale-i Nur'a kendi telifi gibi sahib çıkarsa;kıyamete kadar Risale-i Nur'la yapılacak iman hizmetlerinden derecesine göre,hissedar olma kapısını açıyor. Böyle bir hisse-i azime için aklı başında bir insan kalemini de kırar. Müsbet müdaafası için hayatını da ortaya koyar. Bir tarihte Hüsnü Ağabey emperyalizma hesabına "ümmetin yahudisi" olarak Risale-i Nur'u tahrif ederek tahrif ederek aslını ortadan kaldırmağa &cce... Devamı

Tebliğ mi? Diyalog mu?

2017-05-16 08:24:00

Tebliğ mi? Diyalog mu? Tebliğ,Peygamber (A.SM.)'dan itibaren ümmetin  omuzunda olan bir vazifedir.   Son zamanlarda  ortaya  çıkan  dinler arası  diyalog  meselesi  şimdi  hangi  noktada! Feto'nun özne  olduğu İslam düşmanı  zalim emperyalizmanın müslümanları  kandırmak üzere Feto tarafından  ısrarla  kullanılan bir argüman. Şimdi bakalım, Hz.Bedi'uzzaman tebliğ mi yapmış;haşa diyalog mu yapmış.   Asrın vazifelisi,Resulullah'ın mutlak vekili, ki Cenab-Hakkın kendisine ihsan  ettiği Kur'an'a ayine tefsir;asrın dalaleti  olan materyalist inkarcı felsefeyi öldürmüş,iman  ve İslamiyeti  bütün  meratibiyle Kur'anın  manevi muc'izesi olarak izah ve isbat etmiştir.Bu ilim ve fen asrının dersi olarak,Kur'anın ilim ve hikmet nuruyla açılımı olan bir tefsir,ihlas-ı taammesi ile eline verilmiş bir zattır.Bu mevzuda  Bediüzzaman Hazretleri gibi varis-i Peygamberi bir zat hakkında sorumsuzca kal ü kıyl edenler,göğe taş atan çocuklar gibidir.Sonra o taş döner kafalarını kırar veya bir Kur'an'ın azam bir Nur'undan kendilerini mahrum ederler.   Gelelim hadisenin cereyan şekline: Hz Üstad ... Devamı

Azami Sadakat Seciyesi

2017-05-06 10:53:00

Rnk cemaati tabiri hakaret için olamaz;o cemaati tayin için söyledim. Meşveret cemaatı dersem o zaman hakaret kabul edin.Sanki Üstadımızdan,Risale-i Nur'dan başka bir mensubiyetiniz varmış gibi.   Biz Hizb-ül Kur'an cemaatiyiz Rabbimize hamdolsun.Bütün Nur Talebeleri ve hey'etleri için söylüyorum. Elhamdülillah biz Risale-i Nur'a talebe olmakla en büyük ikrama mazhar olmuşuz. Kur'anın ayinesi ve manevi mu'cizesi olan bir derse talebe olmuşuz.   İman-küfür mücadelesinin tarihi seyrinde;bu asra kadar hurafeler halinde gelen küfür ve dalalete;bu asırda adeta bilimsel bir kılıf verilmeye çalışılmış,mataryalist inkarcı felsefe ile ortaya çıkmışlardır. Kur'anın her asra bakan bir dersi olduğu cihetle;hem bu materyalizm taununu öldürmek,hem de bu ilim ve fen asrın dimağına bir ders olmak üzere,Kur'anın ilim ve hikmet nuruyla açılımı ve manevi mu'cizesi olan Risale-i Nur;ihlas-ı tamm ve ululazmane takva ve kahramanlık gibi seciyelerin müntehasında olan Hazret-i Bediüzzaman'ın dua ve himmetleriyle bu asır insanına hususan müslümanına,bu zulüm ve zulümatlı asırda, bir "urvet-ül vüska" olarak ihsan edilmiştir.   Bir de Kur'an'da emr-i bilma'rufu lisan-ı hal ve kaliyle ifa edecek bir cemaat teklif edilmekte olduğu cihetle,Kur'anın ayinesi olan bu dersin etrafında o nur ile tenevvür eden ve azami ihlas ve sadakat ve fedakarlıkla o vazife üzerinde vazifedar bir cemaat fıtri olarak vücuda gelmiştir.     Risale-i Nur;iman ve İslamiyet'in en azam mertebede ve en cami' dersini vermekle kalmamış,Tarihçe ve lahikalarla verdiği istikamet dersleri,ferd olarak ve "Hizb-ül Kur'an cemaati"olarak bize bir hayat ve hizmet programı vermektedir. Bizi hakik... Devamı

Tebliğ mi? Diyalog mu?

2017-05-06 10:16:00

Tebliğ,Peygamber (A.SM.)'dan itibaren ümmetin  omuzunda olan bir vazifedir.   Son zamanlarda  ortaya  çıkan  dinler arası  diyalog  meselesi  şimdi  hangi  noktada! Feto'nun özne  olduğu İslam düşmanı  zalim emperyalizmanın müslümanları  kandırmak üzere Feto tarafından  ısrarla  kullanılan bir argüman. Şimdi bakalım,Hz.Bedi'uzzaman tebliğ mi yapmış;haşa diyalog mu yapmış.   Asrın vazifelisi,Resulullah'ın mutlak vekili, ki Cenab-Hak  ın kendisine ihsan  ettiği Kur'an'a ayine tefsir;asrın dalaleti  olan materyalist inkarcı felsefeyi öldürmüş,iman  ve İslamiyeti  bütün  meratibiyle Kur'anın  manevi muc'izesi olarak izah ve isbat etmiştir.Bu ilim ve fen asrının dersi olarak,Kur'anın ilim ve hikmet nuruyla açılımı olan bir tefsir,ihlas-ı taammesi ile eline verilmiş bir zattır.Bu mevzuda  Bediüzzaman Hazretleri gibi varis-i Peygamberi bir zat hakkında sorumsuzca kal ü kıyl edenler,göğe taş atan çocuklar gibidir.Sonra o taş döner kafalarını kırar veya bir Kur'an'ın azam bir Nur'undan kendilerini mahrum ederler.   Gelelim hadisenin cereyan şekline: Hz Üstad Bediüzzaman iki üniversiteli talebesini yanına alarak fener patriği Athenagoras'a gidiyor.Aralarındaki mükaleme aynen şöyle : Hz Üstad Bediüzzaman : "ALLAH ın Birliğine inanıyor musun?" Patrik:"İnanıyorum."diyor. Üstad :"Muhammed (A.S.M)'ın son peygamber  olduğuna inanıyor musun?" Patrik:"İnanıyorum."deyince; Hz Üstad Bediüzzaman :"Öyle ise bunu   teb'ana tebliğ et!"buyuruyor. Patrik Athenagoras :"O zaman beni burada durdurmazlar."deyince, Hz.Üstad Bedi... Devamı

Tam Demokratik İlk Sivil Anayasal Sistem mi?

2017-05-06 10:40:00

Tam Demokratik İlk Sivil  Anayasal Sistem mi!.Fetö'nün Dış Hegemonyaya Dayalı Vesayet-Esaret Ablukası mı?   Aceleye Gelen,Düşünüp Teemmül Etmeye Vakit Bulamayan Kardeşlerimizi Teemmüle Davet Ediyoruz.   Batı endişeli bir kıskançlık, ve içerdekiler garip bir ihtirasla kıvranıyorlar. Halbuki bu tam demokratik sistem yerleşse;hepimiz,bütün millet dünya cennetini yaşıyacağız;ve milletçe misyonumuz olan yegane Hak Din İslam'ın yüksek ahlakını ve dünyadaki cennet hayatını sair milletlere de özendireceğiz.   Benim CHP tabanına bir sözüm var:   Sayın İlker Başbuğ:"Erdoğan'dan başkası bu (Feto'nun meş'um bir özne olduğu emperyalizma örgütü)FETÖ ile başa çıkamazdı." dedi. Bu size bir mesaj vermeli: Erdoğan gitse FETÖ gelir. Razı mısınız!   Zaten Erdoğan ve ekibinden başkası teslim olmuşlar.Şanlı millet kale gibi.   Sayın Devlet Bahçeliye demusallat oluyordular.   Türkiye ilk defa halk iradesiyle, sivil anayasaya dayalı tam demokratik bir sisteme kavuştu. Vatana ihanet içinde olmayan veya düşmanına aldanacak kadar ahmak olmayan herkes bu sistemde birleşmesi lazım ve zaman içinde anlaşılacağına kaniiz.Vesselam.   Not: SSK'yı batırana mı verelim devleti. Fakat yüzde ellibirle seçseniz,biz Hazret-i Bediüzzaman'dan aldığımız "müsbet hareket" dersiyle,elliden önce olduğu gibi,gene idare işine karışmayız.Fakat Rahmetli Menderes, Özal, Sayın Erdoğan gibi biri çıkarsa,ona oy veririz.    VESSELAMU ALA MENİTTEBEAL HÜDA VEL MELAMÜ ALA MENİTTEBEAL HEVA.   Not:Almanya'nın karın ağrısı üçüncü havalimanı,Avrupa'nın karın ağrısı yükselen Türkiye. Bugün&... Devamı

Ey Hayırcılar Ne İstiyorsunuz?

2017-05-06 10:14:00

ERDOĞAN'IN TAM DEMOKRATİK SİSTEMİ Mİ! FETÖ'NÜN DIŞ HEGEMONYA ABLUKASI MI!   Gavurlar endişeli bir kıskançlık, ve içerdekiler dünyevi şöhret ihtirasıyla kıskançlıktan kıvranıyorlar. Halbuki bu tam demokratik açılım ve sistem yerleşse,hepimiz,bütün millet,dünya cennetini yaşıyacağız;ve milletçe misyonumuz olan yegane Hak Din İslam'ın yüksek ahlakını ve dünyadaki cennet hayatını onlara da özendireceğiz.   Benim CHP tabanına bir sözüm var:   Sayın İlker Başbuğ:"Erdoğan'dan başkası bu (Feto'nun meş'um bir özne olduğu emperyalizma örgütü)FETÖ ile başa çıkamazdı." dedi. Bu size bir mesaj vermeli: Erdoğan gitse FETÖ gelir. Razı mısınız!   Zaten Erdoğan ve ekibinden başkası teslim olmuşlar. Sayın Devlet Bahçeliye de musallat oluyordular.   Türkiye ilk defa halk iradesiyle, sivil anayasa ile tam demokratik bir sisteme kavuştu. Vatana ihanet niyeti olmayan veya düşmanına aldanacak kadar ahmak olmayan herkes bu sistemde birleşmesi lazım. Vesselam   Not: SSK'yı batırana mı verelim devleti. Fakat yüzde elli birle seçerseniz biz Hazret-i Bediüzzaman'dan aldığımız "müsbet hareket" dersiyle elliden önce olduğu gibi,gene idare işine karışmayız.Fakat Rahmetli Menderes, Özal, Sayın Erdoğan gibi biri çıkarsa ona oy veririz.    VESSELAMU ALA MENİTTEBEAL HÜDA VEL MELAMÜ ALA MENİTTEBEAL HEVA.   Not:Almanya'nın karın ağrısı üçüncü havaalanı,Avrupa'nın karın ağrısı yükselen Türkiye. Bunu anlamayan insanım diye gezmesin.Ve bu necip millete mensubiyetini,aidiyetini sorgulasın!     Eyüp EKMEKÇİ   Kaynak: RisaleAjans   ... Devamı

Eyüp Ekmekçi Evet Evet Milyon Kere Evet

2017-05-06 10:37:00

Köhnemiş Sistem Ve Zihniyete Karşı Yeni Sisteme Milyon Kere Evet.   Ehl-i Salibi Ayağa Kaldıran Yeni Büyük Ve Büyüyen Türkiyemize Evet.    Asırlardır Ekserisi Müslüman Olan Mazlumların Sesi Ve Hamisi Olan Yeni Türkiye Ve Sistemimize Evet.    Dinimize Dünya İnsanlık Tarihinin En Barbar Taarruzu Ve Milletimize Ehl-İ Salib Zulmünü Reva Gören Zihniyetin Yıkılması İçin Evet.    İnsan İçin İki Dünya Saadetinin Kazanılmasının Fırsatı Olan Bu Dünyada Hak Geldi Batıl Zail Oldu Sırrını Bir Yanardağ Gibi Tahakkuk Ettirecek Olan Yeni Türkiye Ve Sistemimiz İçin Evet.    Avrupa İçin Lazım Bizim İçin Maymun Taklitçiliği Olan Ladini Zihniyetle Kardeşlerimizi Birbirine Düşman Eden Bu Suretle Ehl-İ Salibe Zemin Hazırlayan Pkk Gibi Kafir, Fetö Gibi Münafık Çeteleri Yok Etmek İçin Yeni Büyük Güçlü Türkiyemize Evet.   Evet Evet Milyon Kere Evet.   Din İle Bilimin,İlimin Birbirinden Ayrılmadığını,Birbirine Kuvvet Verdiğini İdrak Eden Yani Kur'anın Tecelli Eden Son Azam Nuru İle Nurlanan Şuurlanan Hakiki Münevver İnsanlar Hakkı İçin Evet Evet Evet.   Cihangir Asya Ordularının Kahraman Askerlerinin Torunlarının Şanı Yücelmesi Ve Omuzlarında İla-Yı Kelimetullah Tahakkuk Etmesi İçin Evet Evet Evet.   Eyüp EKMEKÇİ   Kaynak: RisaleAjans   Risale-i Nur Araştırma Merkezi YozgatNur Eyüp EKMEKÇİ   Kaynak: RisaleAjans   Risale-i Nur Araştırma Merkezi YozgatNur ... Devamı

BU GADDAR EMPERYALİZM'A KARŞI ÇARE:İTTİHAD-I İSLAMDIR

2017-05-06 10:11:00

BU GADDAR EMPERYALİZM'A KARŞI ÇARE:İTTİHAD-I İSLAMDIR   Hükümet güneydoğu için elinden geleni yaptı.İnkar eden nankördür veya macera arıyor.Çözüm sürecini su-i istimal ederek kim bozdu.   Kürd halkı ile teröristi ayırmak için,emniyet,asker canını ortaya koyarak operasyon yaptı. Birbirinden mazlum İslami kavimlerin davası;ne dışgüdümlü şarlatan anarşistlerle ne emperyalist gavurlarla çözülür. Bunu Kur'ani bir ders ve formüllerle iki alemde saadet ve refahımız üzerinden,Hazret-i Üstad Bediüzzaman Said Nursi (R.A) 6000 küsur sahife Kur'an lisanıyla ders veren Nur Külliyatı ile çözmüştür. Ben altmış senedir Nur dershanelerinde zerre kadar problem olmadan kürd-türk vs kardeşlerle nesebi kardeş samimiyeti ile kalıyoruz. İslami ırkları ayırıp karşı karşıya getirmek isteyenler,ortadoğuda eli ve gözü olan kurnaz sömürgeci zalimlerdir.Uzun zamana yaydıkları mel'un ve münafık projelerle geliyorlar. Çok akıllı olmak mecburiyetindeyiz. Hazret-i Üstad:"Düşmanlarınız cin gibi siz ahmaksınız ;ikiyüz derece aklınız ziyade çalışması lazım." buyuruyor.   Hem:"Azametli bahtsız bir kıt'anın,şanlı talihsiz bir devletin,değerli sahipdiz bir kavmin reçetesi : İTTİHAD-I İSLAM'dır." gibi reçeteler veriyor.   EMRUHUM ŞÚRA BEYNEHUM fermanı külli bir esas ve reçetedir.   Şeytanlar aramızda,içimizde!Çok dikkat ve imani basirete İhtiyacımız var. Kur'an  VA'TESİMU BİHABLİLLAHİ CEMİA...ferman ediyor. Hükümetimizin programı da o yöndedir.    Dikkat!. Cumhuriyetin başındaki ladini asimilecilerin açtığı yaraları uhuvvet-i imaniye ile tedaviye &c... Devamı

Demokrasi Havarilerine!

2017-05-06 10:34:00

EVET diyenleri denize dökeriz diyen CHP liler,sözüm ona demokrasi havarisi kesiliyorlar.Bu ne perhiz;bu ne lahana turşusu.   Hem demokratik rejimin esası olan seçime inanmıyorsun,hem demokrasiyi,cumhuriyeti kimseye bırakmıyorsun.Biz hak olanı söyliyelim.İnsanlık bizde kalsın.Yani biz Nebi(A.S.M) ın:"Ümmetim ekseriyetle dalalete süluk etmez."fermanı mucibince, hem hakiki cumhuriyetçiyiz.Hem eskiyen yani sizin darbelerle eskittiğiniz Türkiye'de bile;siz hep cumhuriyete,demokratik rejime darbeler vurdunuz.   Biz hep demokratik rejimin esası olan seçimlerle gelip devleti,rejimi ayağa kaldırdık.   Ne yapalım yani,çare ne!   Hem inanmıyorsunuz cumhuriyete, hem kimseye bırakmıyorsunuz.Gökten adam mı inecek..yahut tapacağınız birini mi bulacağız.O da Cumhuriyet olmaz, mutlakıyet olur.   Mesleğiniz ne,ibraz edin;biz anlıyamadık!..   Yoksa,vaktiyle manda istiyenleriniz vardı ;onu mu istiyeceksiniz!   15Temmuz ve cihan harbi ve İstiklal savaşı gösterdi ki,bu millet imanından aldığı bir izzet ve şeha metle;manda,esir olmaktansa ölmeyi tercih ediyor.Yani:İzzetle mevti,zilletle hayata tercih ediyor.Reisimizin modern yatla kaçmak yerine,memleketimde ölmeyi tercih ederim dediği gibi...   Fakat mazurdurlar..Çünki,   Avrupanın,teslis hurafesi yüzünden maruz kaldığı papasların zulmünden kurtulmak için, devlet şekli olarak tatbik ettikleri laikliği cehaletle şahıslarında da tatbik ederek,laikim diyenler, Hak dine sırt çevirdiklerinden bilemiyorlar ki,Avrupa pekçok şeyi İslamdan aldığı gibi,cumhuriyetin de hakiki tatbikatı,Asr-ı Saadette tahakkuk etmiştir.Hazret-i Bediüzzaman Said Nursi (R.A):"Dört Halife,hem halife hem hakiki manada reis-i cumhur idiler."buyuruyor..isim ve resim değil.Ve müsteş... Devamı

Eyüp EkmekçiYeni Asya Tuğyanı

2017-05-06 08:55:00

Bazı arkadaşlar kendilerine Yeni Asyacı diyen bir kısım ecnebi uşaklarıyla ağız dalaşına girmişler. Boşuna kendilerini üzmesinler. FETÖ nun lağım çukuruna onları da bırakıp geçsinler. Cemaat manasıyla yeni Asyacı diye bir grup yoktur. O ismi de bir kısım emperyalizma ajanı kullanmakta ve onları yönlendirmektedir. Bırakın lağım farelerini lağıma,yolunuza devam edin.    Bu yazıyı önce yazmıştım neşretmedim. Fakat şimdi öyle edepsiz bir tavır gösterdiler ki;yeniden yazmaya mecbur kaldım. Arkadaşını söyle bana kim olduğunu söyleyeyim sana. FETÖ çetesiyle, o emperyalizma örgütüyle aynı yola girdiler. Yani önce dine ihanet, sonra vatana, millete ve milletin en kudsi değerlerine hainane taarruz etmekten haya etmez duruma geldiler. İsmini çok kullandıkları Zübeyir Ağabey'in vaktiyle bunlar hakkındaki bir sözünü aynen yazıyorum: "Haindirler, canidirler, bana karşı da yalanlarını yakaladım,hiçbir itimadım kalmamıştır. Bunlardan her türlü entrika komplo beklenir. "   Üstadımızın bir mutlak vekili Hüsnü Bayramoğlu Ağabey, Merhum Zübeyir Ağabey'le beraber Üstadımızın hususi hizmetinde liyakatla bulunmuştur. Nur dairesi için, Üstadımızla olması gereken" müfritane irtibatın "şimdi en mühim vesilesidir. Yani hayat-ı maneviyemizin hayatı olan Necip Üstadımızdan intikal eden kudsi Kur'ani meslek meşrebin, gelen nesillere intikalinde en halis ve berrak ve emin bir vesile-i nimetimizdir.   Bu zatların en mühim vazifesi ;yarım asırdır yalanlarla milleti kandırmaya çalışan, bütün hareketleri harici cereyanlar hesabına geçen bir güruh haline geldiği anlaşılan böyle dünyaperest namertlerin,Kudsi,Kur'ani meslek-meşrebi dejenere etmelerinden sıyanetle aynen muhafaza etmek ve istikbal nesil... Devamı

Eyüp EkmekçiHaddini Aşanlara Cevap!

2017-05-06 08:54:00

Evet ! Dekokratik haklar ve Cumhuriyet bizim esasta yerli malımız. Haddini Aşanlara Cevap!   Yunanı denize Allah!Allah! diyerek döktü ecdad.Bu bir İki:Eskiyen (onların eskittiği)Türkiyede demokratik cumhuriyete darbeler hep CHP ve iç ve dış vesayet odaklarından gelmiş;her seferinde bu necip şanlı millet,iman ferasetiyle şahlanmış,demokratik iktidarını yerine oturtmuştur.   Müsteşrik:"İslamiyet olmasaydı,Rönesans olmazdı."der.İlim,irfan,Cumhuriyetin esası, insan hakları(Hukukullah ile beraber her nevi hukuku)İslam'da görmüş ;alabildiğini almıştır Batı.   Bizde iman zayıflığı ile aşağılık kompleksine düşerek dejenere olanlar,her şeyi;dün sokaklarından lağım akan,sonra sömürü siyasetiyle her nevi zulmün ve fıskın içinde olanlardan almağa çalışır; taklidi de beceremezler.İnsan ve cem'iyetinin iki yönü vardır: Madde ve mana..ikisinde de yaya kalmışlardır. Şimdi de kurusıkı söylemlerle,utanma makamında şecaat arzetmeğe kalkıyorlar.Ayıp!Ve yine demokratik ortam ve hadisede demokrasiye yine sen saldırıyorsun.   Bir de,sağlam Müslümanı,cumhuriyet mevzuunda takıyye yapmakla itham etmeğe çalışıyorlar.İki kere gaf! Biri demokratik cumhuriyete hep darbe vuran sensin.İki:Sen hak dini bırakmakla iflasın verdiği kompleksle her şeyini garba bağlamışsın.Biz Avrupanın vaktiyle ceddi emcedimizden iktibas ve iktisab ettiği ve aslı EMRUHUM ŞÚRA BEYNEHUM fermanı ile özdeş,yani yitik malımız olarak demokratik  cumhuriyeti alıyoruz. Acaba anlayabilir misiniz!..   Fakat kabahat bizde!. anlatamamışız demokratik cumhuriyetin esasta İslamdan,nakıs bir taklitle alındığını... Bir de,Kur'anın,bu asrın dimağına bir dersi olan Risale-i Nur'un imanı,İslamiyeti ilmen izah ve isbat ettiğini..yani :İlmin esasta Din-i Hak'tan ayrılamayacağını.Bediüzzaman Hazretlerinin... Devamı

Eyüp EkmekçiBediüzzaman'ın Tesis Ettiği Şura

2017-05-06 08:52:00

Hz peygamber(asm):"Size iki şey bırakıyorum onlara temessük etseniz necat bulursunuz. Biri kitabullah, biri Al-i Beytim." Bir de Resulullah(asm) İmam-ı Ali'ye(ra):"Ben Kur'anın tenzili için harbettim, sen de tevili için harbedeceksin!" buyurmuşlar.   Resul-i Ekrem'a(asm) veraset-i mutlaka makamında ittiba' eden Hz Üstad Bediüzzaman(ra);hüccet-ül meslek olan merhum Zübeyir Gündüzalp Ağabey'in beyanıyla, kıyamete kadar Kur'an hesabına irşad ve hizmet mesleği olan hizmet-i İmaniye ve Kur'aniye'sinde, hasbelbeşer sehivler ve su'-i tevillerle saptırılmaya meydan bırakmamak için,Hz Üstad Bediüzzaman (R.A)hayatının son on senesinde,en yakınında bulunan Nur Erkanları'nı,sıddikiyet mertebesindeki dersler ve tahkimatla,Kur'ani meslek ve meşrebinin eğitim ve terbiyesini verip son vasiyetlerinde de ismen tayin ederek merhum Zübeyir Ağabey'in tabirleriyle bir ŞURA bırakmıştır. Nur'un meslek ve meşrebini hasbelbeşer vaki olacak tevil-i fasitlerden sıyanetle doğru tatbikatını gösterecek şura budur. Merhum Zübeyir Ağabey'in bu şuranın Nur meslek ve meşrebinin tatbikatına dair beyanları şöyledir:"Biz(Nur Erkanları mutlak vekiller) toplanırız;mevzu' ortaya konur;herkes Hz Üstad'dan ve Risale-i Nur'dan hatırına gelenleri söyler veya okur. Neticesi meşveretin kararı olur."    Sonraki meşveretlerde bir-iki Nur Erkanı Ağabeyimizin (Merhum Mustafa Sungur Ağabey ile Merhum Bayram Ağabey)meşverette bulunduğu zamanlarda, meslek-meşrebe taalluk eden mevzularda görüşülen mes'elelerin kayda geçen metinleri,Risale-i Nur'dan alınan iktibaslarla lahika mektubu halini alıyordu. Elbette Nur dairesinde,Nur meslek ve meşrebinin ruhuna mensup bu metinler,Nur dairesinde halis tesanüdü ve istikametli nurani hizmetleri netice... Devamı

Müellif mi Olalım? Nura Hadim mi?

2017-05-06 08:25:00

Hazret-i Üstadımızdan en fıtri bir ders alan veyedi yaşından ve onüç yaşından itibaren istibdad-ı mutlak devrinden başlamak üzere Nur Erkanları ve hizmeti içinde bulunan Üstadımızın mutlak vekili Hüsnü Bayramoğlu Ağabey,azami sadakatın bir ifadesi olarak "Nur talebesi kalemini kırar." tabirini kullandı. Malumunuz hesab-ı cari hakkında üç şeyden bahsediliyor. Umuma, ümmete faydalı bir eser(kitap);   İkincisi hayırlı bir evlat;   Üçüncüsü hayırlı hizmetlere medar bir akar bırakmak. Vefattan sonra da kıyamete kadar amel defterinin açık olmasına medar vesileler. Peygamber(A.S.M) bir Hadis-i Şerif'inde:"Ben nasın en sehisiyim(yani cömerdi). Benden sonra o ahirzamanda gelecek zattır." buyuruyor. Hatta bol bol dağıtacakmış;"daha isteyen yok mu diye ilan edecekmiş."diye rivayetler var.  Risale-i Nur Kur'anın malıdır buyuruyor Hazret-i Üstad. Benim ne haddim var ki ona sahip olayım buyuruyor. Yani beşer karihasından çıkacak bir eser değil. İşte bu Kur'anın manevi muc'izesi olan asrın zulümatını dağıtıp imanı, İslamiyeti en azam mertebeden ders veren manevi mu'cize-i Kur'an için talebelerine,kendi te'lifi gibi tesahub etme kapısını açıyor. Yani halis ve sadık bir nur talebesi Risale-i Nur'a kendi telifi gibi sahib çıkarsa;kıyamete kadar Risale-i Nur'la yapılacak iman hizmetlerinden derecesine göre,hissedar olma kapısını açıyor. Böyle bir hisse-i azime için aklı başında bir insan kalemini de kırar. Müsbet müdaafası için hayatını da ortaya koyar. Bir tarihte Hüsnü Ağabey emperyalizma hesabına "ümmetin yahudisi" olarak Risale-i Nur'u tahrif ederek tahrif ederek aslını ortadan kaldırmağa çalışan o malum şahsa arka çıkmaya çalışan bir km bezirgan ... Devamı

Risale-i Nur Neşriyatı

2017-05-06 08:09:00

  Ben 1962 de İstanbul'a gittiğimde Sözler mecmuasından başlayıp bir külliyat. Merhum Zübeyir Gündüzalp Ağabey'imizin tedbiriyle tabedildi.O zamandan beri Nur dershanesindeyiz.Bu para mevzuunu kimseye sormadım. Demek sizin kafanızı meşgul eden bu para meselesi.Bundan önceki seneler münazaratta ki haşiyedeki iki tane Kürdistan kelimesi niye şark vilayetleri kelimesine çevrilmiş diye kendi korsan neşriyatınızın dışındakilere karşı nura zarar verici bir bahane uydurdunuz. Ben o meseleyi söyleyen şahsa dedim:"Yirmi dakika sonra Tahiri Mutlu Ağabey gelecek bunu onun yanında söyle dedim Üstad gelse söylerim dedi. Beş dakika sonra randevum var dedi kaçtı. Allah'tan korkun para kazanacağım diye milleti  iman derslerinden mahrum etmeye sebep olmayın. varis neşriyatlar Sonra biz o kelimeyi erkanlara sorduk Tahir Ağabey, Sungur Ağabey Osmanlı zamanında kürdistan tabiri vardı eserlerde normaldi. Sonra Cumhuriyet devrine geçilince kendisine 28 sene zulmedildiği halde Hz.Üstad dahildeki nezaket ve nezahet kaidesine binaen, şark vilayetleri tabirini bizzat koymuşlar.Ben o zaman bu fitneyi çıkarmayın kıyamete kadar gelecek insanlardan, bu uydurma iki kelime bahanesiyle sizin yüzünüzden iman dersinden mahrum olacak nesiller, insanlar sizden ebediyen davacı olacaklardır demiştim.    Bu defa ki fitnenize hiç sebep yok; mesele gayet açık. 50 den önce ikinci Said devresinde telif edilen eserler devlet terörü altında 28 sene sürgün 20 defa zehirleme zulümleri cereyan ederken, Üstadımızın büyük himmetleriyle çoğu el yazması altı yüz bin nüsha Yeni Said'in eserleri telif ve neşredilmiştir. Demokratların zamanında Halk Partili bürokratların kanunsuz icr... Devamı

Referandum ve Kader-i ilahi

2017-04-17 16:24:00

     Referandum ve Kader-i ilahi Her şeyin malumdur kibir kader boyutu var bir de sebepler boyutu var. Buna mülk ve melekût Yani iç ve dış Alem görünen veya görünmeyen Alem mikro veya Makro Alem maddi veya manevi alem gibi tabirler de verilebilir. Biz insanlar sadece maddi sebepler bakıp ona göre yorum yapmaktayız ve hayatı buna göre yorumlamaya  gayret ederiz genellikle.      Mehmet Akif bir şey söyler üstadla alakalı. “Bizler sevindirici bir haber aldığımızda bunu Bediüzzam’a söylerdik o bize bu hadisenin perde arkasını söylerdi. Üzücü bir haberi söylerdik o gene perde arkasını söylerdi. Ve sevindirici haberden üzüntü, üzüntü vericiden neşe alırdık. Sonra karar verdim Bediüzzam bir şey demeden ne üzülür ne sevirim.” 16 Nisan Referandum meselesine de bu cihetten bakmaya çalıştım. Ve Kastamonu Lahikasında ikinci Dünya Harbinde bitaraf kalmasının kader-i vechesinden izahı yapılmış olup herkesin aklına muvafık bir tarzda olup vicdan sahibi olanlar için elhamdülillah derdirtmektedir. Şimdi biz de bu formülü taslağı alıp referanduma tatbik edelim. “O zaman, o manevî meclis demiş ki:"Bu Alman mağlubiyetiyle neticelenen bu harbde, Osmanlı Devleti'nin mağlubiyetinin hikmeti nedir?"    Cevaben Eski Said demiş ki: Eğer galib olsaydık, medeniyet hatırı için çok mukaddesatı feda edecektik. -Nasılki yedi sene sonra edildi. - Ve medeniyet namıyla Âlem-i İslâm hususan Haremeyn-i Şerifeyn gibi mevâki'-i mübarekeye Anadolu'da tatbik edilen rejim kolaylıkla, cebren teşmil ve tatbik edilecekti. İnayet-i İlahiye ile onların muhafazası için, kader mağlubiyetimize fetva verdi.    Aynen bu cevabdan yirmi sene sonra, yi... Devamı

Prensiplerimizden Vazgeçmemeliyiz!

2017-04-15 16:01:00

Prensiplerimizden Vazgeçmemeliyiz! “Bu âhirzaman fitnesinde, açlık ehemmiyetli bir rol oynayacak. Onunla ehl-i dalalet, bîçare aç ehl-i imanı derd-i maişet içinde boğdurup, hissiyat-ı diniyeyi ya unutturup, ya ikinci, üçüncü derecede bırakmağa çalışacak..”[1] Ahir zamanda olduğumuz alenidir. Hatta neredeyse alamet-i ekber kaldı sadece. Yani güneşin batıdan çıkması kaldı. Bunun garbdan tulu’ meselesi ise İslamiyet garbda inkişaf etmesidir. Diğeri de zahir manadır. Ahir zaman denmesinin sebebi ise; eski zamanlarda bir insanın ömrünce işlediği günahları ve haramları bugün bir insan rahatlıkla işleyebilecek bir potansiyele sahip olması ve eskide dünyanın genelinde işlenen günah ve zulümlerin bugün bir mahallede işlenebilir bir hale gelmiş olmasındandır. Aslında dünya veya zaman kötü değil. Zaman içinde insanlar nefs-i emaresini havalandırıp adeta             “fetret derecesinde din ve din-iMuhammedî'ye(A.S.M.) bir lâkaydlık perdesi”[2]gelmiş olması neticesinde hevalarını ilahlaştırıp onlara secde eder derekeye inmiş olmasından tezahür etmiştir. Nefsi-i emmarenin de maddi olarak tatminsiz olması neticesinde hayat süresi insanlar için bir yarış atı gibi koşturmak ve mücahede etmek gibi bir şey olmuştur.             Dünyayı taabbudi bir mertebeye getirmek ise “lâkaydlık perdesi”[3]ni insanlar üzerine bir battaniye gibi sermiş ve bu uyuşukluk da gafleti ve ülfeti netice vermiştir. Okunanlar sadece okunan metinde kalıyor. Yani okunan başka tatbikat başka oluyor. Sekülerizm; toplumda ahiretten ve diğer dini ruhani meselelerden ziyade dünya hayatına odaklanılması yönündeki har... Devamı

Gayr-i Münteşir Bir Lahika

2017-04-15 14:09:00

Risale-i Nurun mahiyeti, ehemmiyeti, neşri gibi meselelere dair Gayr-i Münteşir Bir Lahika   بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلاَّ يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَ رَحْمَةُ اللّٰهِ وَ بَرَكَاتُهُ اَبَدًا دَائِمًا   Aziz, mübarek, kıymetli ve müşfik Üstadımız Efendimiz Hazretleri!           Evvelâ: Cenab-ı Hak’tan sıhhat, âfiyet ve uzun ömürlerinizi diler, en derin hürmet ve muhabbetle el ve ayaklarınızdan öperiz efendim.        Sâniyen: Hacı Osman Çalışkan kardeşimiz vasıtasıyla çok kıymetli selâmlarınızı aldık. Kalblerimiz inşirah buldu. Ondan daha evvel posta ile siz mübarek Üstadımızın çok değerli ve ayn-ı hakikat olan Adalet Bakanı ve Başbakan’a hitaben istidanızı da aldık. Fevkalâde memnun kaldık. Bera-yı malûmat gönderilen bu hakikatlı istidanın cerideler vasıtasıyla neşrini münasib görerek Sebilürreşad ve Doğu’ya götürdük.       Gönderilmiş olan bu istidanın aynı ifade ve kelimelerle neşrini rica ettik. Onlar da siz mübarek Üstadımızın bir kelimesini bile değiştiremiyeceklerini itiraf etmekle beraber, daha geniş bir muhitin anlaması için yeni üslûba sokmak fikriyle müsaadelerinizi beklemektedirler. Biz kat’î surette buna tarafdar olmadığımızdan, “Hiç neşredilmesin daha münasibdir” dedik. Hattâ Eşref Edib Bey matbaaya bile vermiş, lâkin hemen neşrine mani’ olduk. Artık siz Üstadımıza bu hususu haddimiz olmayarak arz ediyoruz.       Sâlisen: Abdullah’tan aldığımız adresle Doktor Feyzullahzade Sabit Bey ile görüştük. Size çok selâm ve muhabbet ve arz-ı hürmetleri vardır. Risale-i Nur istiyor ve diyor k... Devamı

Şoföre Tabi Olmalı Direksiyona Müdahale Etmemeli

2017-04-07 18:33:00

Şoföre Tabi Olmalı Direksiyona Müdahale Etmemeli   Herkesçe malumdur ki her yerde bir nizam ve düzen söz konusudur. Kanunlar koyulur, yasalar düzenlernir sükunet ve asayiş ve sistematiğin düzgün işlemesi için. Buna kimse itiraz etmez. İtiraz edenler ancak apolitik tabir edilen kutsalı olmayan ve çapulcu kimselerdir. Amme hakkı ve hukukullah sayılan kamu hakkını hiçbir Müslüman bozmaz ve buna da yeltenmez. “Hakikî bir Müslüman, samimî bir mü'minhiçbir zaman anarşiye ve bozgunculuğa taraftar olmaz. Dinin şiddetle men'ettiği şey, fitne ve anarşidir. Çünki anarşi hiçbir hak tanımaz. İnsanlık seciyelerini ve medeniyet eserlerini canavar hayvanlar seciyesine çevirir ki, bunun âhirzamanda "Ye'cüc ve Me'cüc" komitesi olduğuna Kur'an-ı Hakîm işaret buyurmaktadır.”[1] Anarşi hiçbir hak tanımaz. Kavi olan zayıf olanı ezer, yer, sömürür gibi bir mantaliteye sahiptir. Bu sebeple anarşiye taraftar olmak akıllı adamın işi değildir. Yecüc ve Mecüc ise birer alemdir. Yani bır sıfat ve vasıftır. O sıfata ve vasfa kim dahil olursa o da ona hizmet eder demektir. “Cenab-ı Hak insanı bütün esmasına câmi' bir âyine ve bütün rahmetinin hazinelerinin müddeharatını tartacak, tanıyacak cihazata mâlik bir mu'cize-i kudret ve bütün esmasının cilvelerinin ve san'atlarının inceliklerini mizana çekecek âletleri hâvi bir halife-i Arz suretinde halk etmiştir.”[2]Elbette ki beşeriyeti de nebisiz bırakmamış ve bir müdebbir sıfatında nebiler, rasuller, velayet sahibi olan kimseler intihab ederek beşeriyeti başıboş bırakmamıştır. Başıboşluk beşerin eserlerinde bile yoktur. Küçük bir şey yapınca hemen onun sistemini yapısını koruma... Devamı

Kâinatın Sistemi ve insan

2017-04-07 12:24:00

Kâinatın Sistemi ve insan Kainat muhabbet ekseninde dönen bir mekanizmadır. Ve bu mekanizmanın da merkezinde insan vardır. İnsan olmadan bu kâinatta hiçbir şey tam olarak ifade etmesi beklenilen manayı ifade edemez. “Çünki zîhayatta ve bilhâssa insanda, o derece san'at-ı câmia içinde; hadsiz enva'-ı nimeti anlayacak, kabul edecek, isteyecek cihazat ve âletler vardır ki; bütün kâinatta tecelli eden bütün esmasının cilvesine mazhardır.”[1] Mahlukat insanla tam manasıyla bir değer ifade ediyor. Yaratılmış olan aklımıza ne geliyorsa bunlar içinde en kıymetli en şuurlu olanı kesinlikle insandır. İnsanda ki bu şuur ile kendisinde ve kâinatta görünen hikmetleri ve sanatları mana-i harfiyle okuyabilecek ve bir Sarraf gibi kıymetini bilebilecek bir istidadı vardır. Buna da şuur ve hikmet denilir. Her kime bu hikmet verilmiş ise ona aslen çok şey verilmiştir. Hepimiz İnsanız ama ilgi ve alakamız muhtelif olduğu için herkes ilm-i hikmetle alakadar olmaması da normaldir.    “Hem mahiyetinin câmiiyetiyle bütün esma-i İlahiyeye bir mazhar-ı etemm olmuştur.”[2]üstadımız niyet, nazar, mana-i ismi ve mana-i harfi ile ilm-i hikmet ve marifetullah ve muhabbetullahta Terakki etmenin en kolay dersini vermiştir desek hata etmeyiz. Bu dört kelimeyle insan şunun şuuruna çok rahat varacaktır ki; “Cenab-ı Hak insanı bütün esmasına câmi' bir âyine ve bütün rahmetinin hazinelerinin müddeharatını tartacak, tanıyacak cihazata mâlik bir mu'cize-i kudret ve bütün esmasının cilvelerinin ve san'atlarının inceliklerini mizana çekecek âletleri hâvi bir halife-i Arz suretinde halk etmiştir.”[3] Halife-ı zemin olan insan denilen on sekiz bin alemin kavşak noktası olan mahluk öyle ... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1